Boş arama ile 470 sonuç bulundu
- Çikilop Junior
Muzlu Çikilop’a kardeş geldi. 😊 Sadece iki malzemeyle yaptığım Çikilop Junior harika oldu, lütfen deneyin. 🌸 3-4 yk tahinin katılaşmış dibi. (Tabii ki her seferinde bunu yapabilmek için tahin sonunu bekleyemeyiz. Fıstık ezmesi de olur veya normal tahinle kıvamı bulana kadar unu arttıracağız. Kıvamını çektiğim videoyu hızlandırmadım, ona da aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.) 🌸 4 çay kaşığı keçiboynuzu unu. 🌸 Videoda da göreceksiniz, önce kuru oldu. 1 yk da tahinin normal yerinden ekledim ve yumuşacık, ele yapışmayan bir kıvam buldum. 🌸 KESİNLİKLE ATLAMAYACAĞIZ, bir çimdik TUZ. Bence bu dokunuş tadı aldı uçurdu. 🌸 Islak elle şekil verdim. Kıvam videosuna bu linkten https://www.instagram.com/p/ChkYy6dDlKI/ ulaşabilirsiniz. Afiyet olsun. 😊 Sema
- Tiroid ve hormonal hastalıklarda beslenme
Geçen haftaki yazımda tiroid konusuna ufaktan bir giriş yapmıştım. Bu hafta konuyu biraz daha açmak istedim. Her gün birçok kişiyle yazışıyorum, konuşuyorum ve tiroid hastalıklarının nasıl bir hızla arttığını, ne kadar çok kişide olduğunu üzüntü ile seyrediyorum. Daha önceden toplumdaki en yaygın kronik hastalığın şekerle ilgili olanlar olduğunu görüyordum ama bu şimdi gözle görülür biçimde tiroide döndü. Burada istatiksel verilerden değil de, toplum içinde yaşadıklarımdan, gördüklerimden böyle bir sonuca varıyorum. Bu artışın nedenlerini de en çok stresi kontrol edememize bağlıyorum. Gözünüzde canlandırabilmeniz için, aşağıya da bir görselini ekliyorum. Sistemin nasıl çalıştığını ve stres konrolü için yapabileceklerimizi geçen hafta anlatmıştım. Tiroid için beslenme nasıl olmalıdır? Bu sanırım en çok aldığım soru... En genelinde, bir hastalığımız olmasa da zaten aşağıdakileri beslenmemizden çıkartmamız çok önemli ama bu tür hastalıklarda hayati önem taşıyor. Rafine şeker Paketli gıdalar (gofretler, bisküviler, cipsler) Gazlı içecekler Beyaz unlarla yapılmış gıdalar Simit, poğaça, makarna türü yüksek karbonhidratlı yiyecekler Fazla süt ürünü tüketimi (süt, yoğurt, peynir, kefir, her öğünde ve her günde kullanıldığında doz aşımı oluyor. Özellikle konvansiyonel üretim ise, hayvanların hamile kalması için kullanılan yapay hormonlardan ve inek sütünün inflamasyon arttırıcı etkisinden dolayı) Bu ilk aşamadan sonra özellikle tiroid ve diğer hormon hastalıkları için bağırsağı sağlıklı hale getirmek en gerekli adım. Bağırsak sağlığı ve hormonların doğru çalışması birebir ilişkide olan bir sistem. Bağırsak sağlığı düzeldikçe, hormon salgılanması da dengesini buluyor. Bağırsak sağlığını iyileştirmek için yapacaklarımız... Yukarıdaki maddelere ek olarak bir süre tahıldan ve buğdaydan uzak bir beslenme sürmek Beslenmemize probiyotik sebze, ev turşusu, geleneksek usul sirke gibi probiyotikleri eklemek Fito besinlerden yüksek bir diyet yapmak yani her renk ve çeşitten rengarenk sebze ve meyveleri beslenmemizin temel gıdası yapmak. Her gün yeşil, sarı, oranj, beyaz/kahve, mor, kırmızı her renkten, çiğe yakın sebze ve meyve ile beslenmek. Bu sebzeler arttıkça ve beslenmenizin ana öğesi oldukça, zaten diğer yenmemesi gerekenleri canımız daha az istiyor. Karbonhidrat döngüsünden çıkıp, gökkuşağı döngüsüne gireceğiz. Ne romantik bir beslenme, değil mi... Tiroid rahatsızlıkları için daha özel diyetler de var. AIP, eliminasyon gibi... Yalnız yeni başlayan biri için direkt bu diyetlere geçmenin zorlayıcı olacağını düşünüyorum. Benim genel mantığım hep uygulanabilir şeyleri hayata adapte etmektir. İlk aşamada yukarıdaki maddeleri bile uygulamak çok büyük değişimler yaratacaktır. Bu yüzden yine adım adım gitmeyi, öncelikle bunları hayatınıza adapte etmeyi öneririm. Eğer değerleriniz hala düzelmez ise, yukarıda bahsettiğim daha sıkı diyetlere başvurulabilir. Fakat, anlattığım noktalar bile uygulandığında çok iyi değişimler ve iyileşmeler sağlandığına beraber çalıştığım kişilerde defalarca şahit oldum. O yüzden korkmadan, endişe etmeden, yapabilir miyim demeden ilk adımı atabilirsiniz bence... En çok aldığım soru tiroid rahatsızlıklarında karnabahar, lahana gibi sebzelerden uzak durulup durulmaması gerektiği. Yalnız bunu Soren herkes şeker ve gluten., paketli gıda, ekmek, tatlı tüketiyor. Karnabahara, lahanaya gelene kadar öncelikle bunların kesilmesi lazım. Akşam otururken kek yiyip, ertesi gün lahana yemekten kaçmanın kesinlikle mantıklı açıklanabilir bir yanı yok. Öncelikle bahsettiklerimin kesilmesi gerekiyor. Daha sonra gerekirse Eliminasyon Diyeti veya AIP diyeti yapılmalıdır. Stres kontrol altına alınmalıdır. Yani lahana ve karnabahara gelene kadar senelerce takip edilecek başka çıkartılması gereken şeyler var :) Canım sebzelerin adını çıkmış :) Fonksiyonel Tıp tiroid rahatsızlıklarında bunları kesmiyor. Eliminasyon ile bağışıklığı düzenleyip, eksik takviyeler ile bedeni güçlendiriyor. Ben beraber çalıştığım kişilerde defalarca tiroid ilaç dozunun düştüğüne ve hatta tamamen kesildiğine bile şahit oldum. Lahana ve karnabahar yemeyerek düzelme umudu maalesef pembe bir kendini kandırmadan başka bir şey değildir Yine söylemeden geçemeyeceğim, beslenme kadar önemli, hatta beslenmeden de daha önemli olan huzurlu, pozitif düşünceli ve stressiz bir yaşam şeklini benimsemektir. Stresi nasıl ele alacağım derseniz de, onun için ipuçları da geçen haftaki yazımda... Hiçbir hormon birbirinden bağımsız çalışmıyor. Yukarıdaki görselde de göreceğiniz gibi strese girip, bu düzlemden uzun süre çıkmayınca yüksek Cortisol salgılıyoruz. Göreceğiniz gibi kendisi direkt olarak Tiroid hormonu ile bağlantılı. Gereğinden fazla yüksek kalması, tiroid hormonunu da otomatik olarak etkiliyor. ''Stresi nasıl kontrol edeceğim, bunları nasıl uygulayacağım'' derseniz de her zaman Mindfulness programımlarıma katılabilirsiniz. Programlara şu linkten ulaşabilirsiniz. Herkese sağlıklı, mutlu ve şekersiz günler dilerim. Not: Görsel, IFM ders notlarımdan Stress ve Tiroid konulu bölümlerden alıntıdır. Sevgilerimle, Sema
- Stres, tüm hastalıkların anası
Psikolojimiz ve kendimize yüklediklerimiz hastalıklarda o kadar etkili ki. Bugün stresin bize yaptıklarını ve bizim ne yapabileceğimizi biraz anlatmak istiyorum. Stres...hepimizin bir şekilde hayatında var. Benim son bir ayım son derece sıkıntılı geçti. Hiç planda yokken, oturduğumuz evden aniden taşınmamız, tüm Bağdat Caddesi’ni karış karış gezip ev bulamamam, en az 50 tane ev bakmam, bütçemize göre, mutfak eşyamızın çokluğuna uygun ev bulamamak, umudumu kaybetmem, geri kazanmam derken, duygusal olarak çok inişli çıkışlı günler yaşadım. Onun da üstüne bir haftada taşınmamız gerekti, eve sığamadık, derslerimde ve işlerimde çok geride kaldım vs derken stresim tavan yaptı. Peki sonuç ne oldu derseniz, tabii ki rosam coştu. Yanaklar yine kırmızı lekeli...Ne kadar düzgün beslensem de stresi ele alamadığım zamanlarda bir otoimmün rahatsızlığı olan Rosacea semptomlarım başlıyor. Bu da gösteriyor ki, yüzde yüz sağlıklı beslensek bile, en önemli yerimiz olan ruhumuzla ilgilenmezsek, vücudumuz yine de sağlıklı olmuyor. Bunu farkedip hemen nefes egzersizlerime ve yürüyüşlerime başladım. Bu hafta da tesadüf okuldaki konularımız stres ve hastlıklar üstündeki etkisiydi. Çok teknik kısma girmeden kısaca söyle anlatmak isterim. Aslında olay tamamen hormonal.. Stres altındayken vücudumuz kortisol ve adrenalin salgılamaya başlıyor. Hormonlar tek başına çalışmıyor. Bir çark düşünürsek, biri salgılanmaya başlayınca diğerlerini de tetikliyor. Tüm hormonlar fazladan ve gereksiz çalışmaya başlıyor. Bu da tüm vücudumuzu yöneten hormon dengesizliklerine yol açıyor. Yani sonuç olarak bedenimiz hasar alıyor, organlarımız yoruluyor.. Bana hastalıkları hakkında yazan çok oluyor. Genellemeye baktığımda hastalıkların çoğu tiroidle ilgili. Bunu farkettiğimde çok şaşırmıştım. O kadar yüksek bir yüzde ki. Günde kaç tane tiroid hastalığı okuyorum şaşarsanız. Peki bu hastalıklar neden böyle çığ gibi büyüdü derseniz, tam da bu nedenlerden dolayı. Modern hayatın getirdiği kontrol edilemeyen stres ve yanlış beslenme. Çözümü yine bizim elimizde. Stres altındayken... Kalp atışlarımız hızlanıyor. Kan basıncımız yani tansiyonumuz yükseliyor Solunum hızlanıyor Gözbebeklerimiz büyüyor Kas hassasiyeti artıyor Sindirim sorunları başlıyor (mide, bağırsak) Anksiyete başlıyor Yoğun strese maruz kalmak vücutta inflamasyonu arttırıyor (yine tüm rahatsızlıkların baş nedenlerinden biri) Bunları zaten biliyoruz ve stres maalesef modern hayatta bir yerinden hepimize bulaşıyor. Ben tabii ki işi, gücü, şehir hayatını bırakıp dağlara yerleşelim demiyorum ama bu stresi kontrol edelim diyorum..Bunu yapabilmek herkes için değişen bir şey ama ben yine de sizlere bazı örnekler vermek istiyorum. Kendimize zaman yaratmakla stres kontrolüne başlayabiliriz. Örneğin televizyon seyretmek için ayıracağımız vakitte, haftanın her günü olmasa bile, belli günlerde kendimizle randevulaşabiliriz. Haftada 3 kez, 2 saat vakti yarattık ise zaten bir çok şeyi çözdük.. Bu vakitte herkes kendini rahatlatan ne ise onu yapabilir. Kitap okuyabiliriz, yürüyüş yapabiliriz, arkadaşlarımızla buluşabiliriz, resim çizebilir ya da çiçek ekebiliriz. Bu liste uzar gider.. Bunu da yapamıyorsak, en önemlisi ve etkilisini anlatmak istiyorum. Günde 10 dakika sadece DURMAK. O kadar önemli bir eylem veya eylemsizlik ki. Sanki çok hararet yapmış bir arabayı soğutmak gibi düşünün. Bütün gün beynimiz, zihnimiz hiç durmadan çalışıyor ve yanma noktasına geliyor. Vücudumuz ona yetişmeye çalışıyor...Hiçbir şey yapmadan durmak, zihni soğutup, tekrar düzgün çalışır hale getiriyor. Durmak meditasyonun ana fikri aslında. Ben meditasyon yapabilmek senelerce ne kitaplar aldım, ne aplikasyonlar indirdim..Hiçbiri işe yaramadı. Bunu keşfettiğim gün, resmen hayatım değişti. Bir koltukta, bir yatakta, otobüste, yolda, işyerinizin tuvaletinde (bunu eskiden çok yapardım, klozet kapağını kapatıp, üstüne oturup durmak) nerede isterseniz, sadece hiçbir şey yapmadan durun. Kafamızdan bir sürü düşünceler geçebilir, geçmesi de normal zaten. Sanmayın ki meditasyon yapabilmek demek hiçbir şey düşünmeden durabilmek demek. Ben sadece bu yüzden senelerce konsantre olamadım ve yapamadım. ‘’Ben düşünmeden duramıyorum, ben bu işi yapamıyorum’’ diyordum. O düşünceler gelecek ki, geçecekler ve bizden uzaklaşacaklar. Günde 5 dakika bile dursak, sinir sistemine büyük katkıdır. Hatta ben bu yazı biter bitmez şu anda hemen durmaya gidiyorum. Size sevgilerimi gönderip, koltukta 10 dakika sadece duracağım. Stresi kontrol altına alabildiğimiz zaman, zaten bir çok hormon ve kronik hastalığı da iyileştirmeye başlamış oluyoruz. Bunları uygulamak size şimdi zor gelse bile, kulağınıza su kaçırdım ya, o bana yeter.. Herkese sağlıklı, mutlu ve şekersiz günler dilerim... #yazılarım #hthayatyazılarım #stres #durmak
- 3'lü Eliminasyon ile Tazelenme Mutlu Sonlar 2
Daha tazecik bir program olmasına rağmen 3'lü Eliminasyon ile Tazelenme'nin ikinci sayfa Mutlu Sonlarına geçtik bile. Bana güvenip yepyeni bir programa katılıp, koşturmalı günlerinden değerli vakitlerini ayırıp yorumlarını gönderen tüm katılımcılarıma yürekten teşekkür ediyorum. Programa katılınca neler oluyormuş buyrun onların sözleriyle kendilerinden dinleyelim :) D.K. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Hedefim öncelikli olarak, sağlıklı beslenmenin ne olduğunu, detaylarını öğrenmek ve bu beslenme şeklini hayatıma nasıl geçireceğimi ve bundan sonra nasıl devam ettirebileceğimi öğrenmekti. Kilo vermek istemediğim için açıkçası önce endişeliydim. Aynı programın nasıl olurda bazıları için kilo verdirirken, bazılarına verdirmeden uygulanabildiği beni şaşırtmıştı. Ama gördüm ki asıl olan sağlıklı beslenmek, kilo alıp vermek değil. Sağlıklı beslenmeyi hayatınıza alınca zaten vücut bir şekilde dengeleniyor. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Yalın, açıklayıcı anlatımınız ile konuyu teorik olarak önce öğrendik. Devamında hergün paylaştığınız bilgi ve özellikle de tarif dosyaları ile nasıl uygulayacağımız konusunda fikir sahibi olduk. Her gün mail almak bize yalnız olmadığımızı hissettirdi. Her zaman yaşayabileceğimiz bir sorunda size rahatlıkla ulaşabileceğimizi ve cevap alacağımızı bilmek bize güven verdi. Desteğiniz ile yolumuza devam ettik. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Kızım ile bu programa katılmıştık. Sabahları daha rahat ve mutlu şekilde kalktık. Ani ve çabuk acıkma ve el titremeleri artık yok. Adet öncesi sendromlarda ve ağrıda azalma oldu ve şişkinlik ve gaz problemleri sona erdi. Artık dizimi neden ve ne şişiriyor çok iyi biliyorum. :) Hangi yiyecek vücuduma ne yapıyor, farkındalığım arttı. Bilerek ve dengeleyerek, bilinçli olarak beslenmek, hayatımıza getirdiği en önemli değişim. Bu programı kimlere önerirsiniz? Kilo problemi olan veya olmayan, sağlıklı beslenmek isteyen herkese tavsiye ederim. Kendinize verebileceğiniz en güzel hediye. Eklemek istedikleriniz… Sema Hanım, iyi ki varsınız. Bize doğru yolda ilerlemeyi öğrettiğiniz ve farkındalık yarattığınız için çok teşekkürler, sevgiler. C.I. Sizi çok uzun süredir Instagram ve Blog yazılarınızdan takip ediyor, elimden geldiğince tariflerinizi deniyor, tüm paylaşımlarınızı okuyordum ancak birlikte program yürütmek, her gün e-postalarınızı almak, yaptığınız yayınlara katılmak çok daha kapsayıcı bir bakış açısı kazanmama yardımcı oldu. En çok da farkındalık ve öz şefkat tarafını desteklememe yardım etti. Kendimi aslında ne kadar da acımasızca eleştirdiğimi fark ettim, mükemmeli yakalamak için ne kadar fazla çaba sarf ettiğimi ama sağlıklı beslenme yönünde eskiye göre ne kadar çok adım attığımı gördüm. Ne yazık ki çocukluğumdan itibaren obezite ile mücadele ediyorum. Anne sütü hiç içmediğim için mama ile beslenen ve yeme düzenini tam anlamıyla oturmamış çocuklardanım. Aç kalmaktan hep korkuyorum ve bu beni daha fazla yemeye veya aç olduğumda panik olmama neden oluyor. Geri planda kıtlık bilincimin bir noktada tetiklendiğini düşünüyorum. Son 3-4 senedir bu konuyu daha net fark ettiğim için üstüne gitmem daha kolay oldu. 5 yıldır insülin direncim için ilaç kullanıyordum. Bu sene başında günde 2 kere kullandığım ilacı bırakma niyetiyle karbonhidrat tüketimini olabildiğince azaltmıştım. Sizin programınıza da bu niyetle katılmak istedim. Mart ayında doktorum ilacı bırakıp 3 ay denememizi önermişti, programın sonunda tahlillerimi tekrar yaptık ve artık ilaç kullanmıyorum. :)) O kadar mutluyum ki, size ve kendime ne kadar teşekkür etsem az. :)) Beslenmem için öğünleri önceden hazırlayıp, planlamak ve daha fazla sebze için salata malzemelerini hazırlamak hayatımı çok kolaylaştırdı. Minik dokunuşlar bile insanı önemli ölçüde doğru olana, sağlıklı olana yöneltiyor. Öğrendiklerim ile yoluma daha kolay devam edebileceğimi biliyorum. Farklı bir yola girersem de artık nasıl telafi edebileceğimi program sayesinde öğrendim. Kendime her öğün polislik yapmamam gerektiğini de biliyorum. :) Programda verdiğim kilo ve incelmeler ayrı bir bonus ama en çok yürüdüğüm yolu daha sevdirdiğiniz ve sürekliliğini öğrettiğiniz için minnettarım. Programı herkese tavsiye ederim, bana göre beslenme davranışlarını geliştirmek için toplumda yer alan her bireyin bu programda kendisi için faydalı bilgiler bulacağına ve 21 gün sonra farklı bir bakış açısı kazanacaklarına eminim. M.K. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Gün gün gelen mailleriniz, açıklayıcı ve kapsayıcı yaklaşımınız, esnekliğiniz, siyah beyaz katılığınız olmayışı, beni, bizi kabulünüz sihirli bir değnek gibi değdi üstüme. Açıkçası çok da zorlanmadım. Kendime ne yapacağım nasıl yapacağım diye sorarken dönüp dönüp maillerinizi okudum, tariflerinize baktım derken bi düzen kurdum. Ben ot ve yeşillikten çok hazzetmem ama yiyebildiklerimin yeterli olacağına ikna olunca pekala doydum da. Sarımsaklı yoğurdun yerini sarımsaklı tahin nasıl da güzel doldurdu mesela. :) Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Tartıda 5 kg. gitti ama 4,5 yıldır giremediğim pantolonuma sığdım. Göz altı morluklarımın rengi açıldı, o kadar koyu halkalar yok şu anda. Son iki gündür bir miktar tatlı isteği yaşıyorum ama kuru kayısı yerken kuru üzümle yaptığımızı düşünerek yiyorum. Regl oldum, 32 gramlık bir sağlıklı atıştırmalığı 1 haftada yedim. Duygusal yeme ihtiyacım çok fazla idi, halen alışkanlığım var, her işi bitirip akşam oturduğumda elim ağzım bir şeyler arıyor ama savaşmak yerine bana iyi gelen bir şey yapma tercihimi kullanıyorum. Bu programı kimlere önerirsiniz? Ben herkese önerdim anlat anlat bitiremedim. Ama takdir edersiniz ki herkesin ilk derdi kilo vermek. Benim de bir niyetim buydu ama olayın böyle olmadığını katıldıktan sonra anladım. Hesabınızı ve bloğunuzu herkese iletiyorum. Ben de ilk iş kitaplarınızı alacağım. Eklemek istedikleriniz… Samimiyetiniz ve özveriniz için teşekkür ederim. Her şey tastamam kafama oturdu %100 yaparım diyemem. Ancak dengelemeyi öğrenme esnemeye ve telafisine yönelik barışçıl diliniz inancımı arttırdı kendime. Kendinize çok iyi bakın. E.K. Eğitimin ilk canlı yayınından sonra çok ağır bir şekilde 2. covidimi geçirdim ama yılmadım, eğitiminize, doğru beslenmeye ve size tutundum. Çünkü yeme atakları ve bunun gibi kötü durumlardan kaçınmam ve pes etmemem lazımdı. Covid zamanı hastanede serumluk da oldum ama annemi çorbamı unsuz yap diye tembihledim ve sonunda bir beden küçüldüm, yüzüm aydınlandı, o sırada enerjimi anlayacak pek halim yoktu ama bir şeylerin bana çok iyi geldiği kesindi. İyileşince de eskisi gibi aniden acıkmadığımı ve o kadar fazla yiyemediğimi farkettim. Gittiğimiz iftarlarda dahi hep ayarlayarak yedim, sosyalleşmekten geri kalmadım ama durumu da kontrol altına alabildim. İçimde hep bir Sema Hanım oldu, doyunca bırak, arkandan yemek ağlamaz, yediysen de pişman olma ama battı balık yan gider de deme diyen. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Son zamanlarda kaybettiğim sağlıklı yeme düzenine geri dönebilmek, yeni bilgiler elde edebilmek. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Program kesinlikle çok faydalı oldu, beni bir düzene soktu, ve motive etti. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Uzun zamandır kilo veremiyordum. Tam bir beden küçüldüm (42’den 40’a). Daha çabuk doymaya, daha az yemeye ve daha az acıkmaya başladım. Bu programı kimlere önerirsiniz? Dünyadaki herkes bilmeli! Eklemek istedikleriniz… Harika bir hocasınız, enerjiniz muhteşem, lütfen hep anlatın bizler de sizden hep yararlanalım. Seminerinize katılanlara belki motivasyon olması için ek eğitimler yapılabilir çünkü hayat kişiyi sağlıksıza hemen itebiliyor. Sabah maillerinizi özleyeceğim. E.G.G. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Kilo vermek ve yeme ataklarını durdurmaktı. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Kilo konusunda çok bir değişim olmadı, ancak yeme atakları azaldı, şekerim dengelendi, rosa kaşıntılarım bitti, acıkma sürem uzadı. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Fiziksel olarak şişliğim azaldı, ancak davranışsal olarak daha çok değişim oldu. Yemek seçerken, ne varsa yerim diye düşünürken, şimdilerde bu bana göre değil diyebiliyorum. Bu programı kimlere önerirsiniz? Herkese. Küçük, büyük, yaşlı, genç herkese. Çünkü belli bir grubun ihtiyacı değil, aslında hepimizin gerekliliği olan bir farkındalığa ilk adım. Eklemek istedikleriniz… KİŞİSEL olarak aynı yolu yürümüş biriyle (doğuştan iştahsız kişilerin verdiği 3 kaşık yeter gibi sözler bana çok hoş gelmiyordu) ve de sadece kalori hesabı yapan uzman mantığından çok uzak, kendi sağlığımıza yatırım yaptığımız bir program içinde olmak çok keyifliydi. Doymanın farklı yolları olduğunu görmek çok keyifliydi. Ayrıca size, şahsi enerjinizden dolayı da çok teşekkür ederim. Çok keyifli birisiniz belli, özel hayatınızdaki herkes çok şanslı. Kocaman sevgiler. S.G. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Hedefim sağlıklı beslenmeye adım atmak ve bir hipertiroid hastası olarak vücudumun hangi besine tepki verdiğini bulmaktı. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Program beni tam on ikiden vurdu. Sağlıklı beslenmeye ilk defa bu kadar zorlanmadan giriş yaptım, 15 günün sonunda kan tahlili yaptırdım, tiroidim dengedeydi ve ilacı bıraktım. Üstüne 6 kilo vermem ve bir beden küçülmem de bonus oldu. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Sevdiğim ama zararlı yiyeceğe düşünmeden atlamıyorum, çok canım istediyse iki çatal kuralı ve hemen onun sağlıklı alternatifini araştırıyorum. Bu programı kimlere önerirsiniz? Herkese öneririm çünkü bir bilgi kirliliği var. Bu programdan sonra şunu öğrendim en sağlıklı beslenenler bile bir şeyleri eksik biliyor ve aslında sağlıklı beslenerek de keyif yapabiliriz. Diyet demiyoruz, keyfini çıkarıyoruz. Bence slogan bu olmalı. Eklemek istedikleriniz… Bu programa daha önce kitaplarınızı okuyarak geldim. Bu programdan önce de zaten sizi takip ediyordum ama yine de her bağlantıda ve gönderide yeni şeyler öğrendim. Siz harikasınız. Teşekkürler. S.P. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Hedefim sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı kazanmaktı. Aslına bakarsanız biraz da program içeriğinden bir haber katıldım programa. Bu benim genel hedefimdi evet ama bir gece size rüyamda görünce bi şekilde bi eğitiminize katılmam gerektiğine çok inandım. :) En yakın program da buydu ve kendimi burada buldum. :) Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Daha önce bu kadar da bilincinde değilken Kardelen Ergin’in Sezgisel Beslenme Programı'na katılmıştım. İlk gün her şeyi, istediğiniz kadar, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz dediğinde baya büyülenmiştim ve birkaç günlüğüne tüm sorunlarımın çözüldüğünü hissetmiştim. Ama tabi onun da sizin de söylediğiniz gibi “alışkanlık” tekrara bağlı olarak değişiyor. Ben devam edememiştim. Şimdi birkaç yıl sonra sizin programınız orada öğrendiklerimi o kadar güzel tamamladı ki; beslenmede yer alacak ürün gruplarının sıralaması, şeker yerine kullanabileceğim ürünlerin özellikleri gibi gibi… Üstelik neredeyse vejetaryen diyebileceğim yeme seçimime de çok güzel oturdu. Keşke sağlıklı beslenmeye çalışmak bu kadar pahalı olmasa ülkemizde… Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Arada bir kereliğe mahsus bir diyet tecrübem oldu. Bile bile lades dediğim… Beni salataya küstüren bir diyet olmuştu. Şimdi sizinle çok özlediğim bir şeye kavuşmuş gibi hissettim: Salatanın çeşitliliği ve her birinin lezzeti. Üşenmiyorum, çeşitlendiriyorum, daha önce pek de yemediğim yiyecekleri ekliyorum. Off nası güzeller. Yani sadece bunun için bile teşekkür ederim size. :) Beni en çok etkileyen “yiyebildiklerimize odaklanma” düşünce tarzı oldu sanırım. Sürdürülebilir kılan da bu gibi zaten. Çünkü farkettim ki aslında benim yiyebildiğim şeyler hiç de az değil ve çok da sürdürülebilirmiş aslında ama nasıl sürdüreceğimi keşfedememiştim. Diğer sürdürülebilirlik ölçütleri de hazırlık ve planlama bence kesinlikle. Bunu programdan bir süre önce kendimde çok net gözlemlemiştim zaten. Eğer ne yiyeceğime dair bir planım varsa kafam çok rahat, oruç tutmak gibi. Ne zaman yiyebileceğini bilmek, ne yiyeceğini bilmek o an gelene kadar yemekle bağımı koparmada çok yardımcı oluyor bana. Öbür türlü kafamda simitler, börekler… Neyse son olarak size bir de bağırsaklarımın teşekkür borcu var. :D Tam olarak bağırsaklarımızın düzene girmeye başlayacağını söylediğiniz gün gerçekten de düzene girmeye başladı. :D Bir kabız, bir ishal yaşayan ben için bu nası bir nimet hayal bile edemezsiniz. :) Bu programı kimlere önerirsiniz? Herkese… Ama özellikle anne babalara ve adaylarına… Çünkü maalesef ki yemek ile ilişkimizin temeli çok küçük yaşlarda atılıyor ve bizim şanssızlığımız altın günlerinin hamur işi çeşitliliğine göre cool sayıldığı döneme denk gelmek oldu. :) F.D. Bu günden 2 ay kadar önce kendimi çok kötü hissediyordum. Son 5 ayda 5 kilo kadar almıştım, kilom artık rahatsızlık seviyemi çoktan aşmıştı ve beni gerçekten hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yoruyordu. Her sabah işe gidince bugün öğle yemeğinde pilav/makarna/börek almayacağım diye kendime söz veriyordum. Fakat 12'deki öğle yemeğine kadar 1 seviyesinde acıkmış oluyordum ve tabii ki kendimi durduramayıp pilavı alıp ilk önce yemeye ondan başlıyordum. Sonrası pilav yediğim için derin bir pişmanlık. İnsülin direncimin beni hiç bu kadar esir aldığını hatırlamıyorum. Bir gece, yemeyi durduramadığım için psikolojik olarak çökmüş bir durumda ağlıyordum ve Instagram'da dolaşırken karşıma sizin bir postunuz çıktı, baktım ve siz tam da benim ihtiyacım olan şeyden, yukarıda yazdıklarımı nasıl çözebileceğimden bahsediyordunuz; "3'lü eliminasyon programı". Bu an benim için gerçekten ilginç ve özeldi. Sonrasında Instagram sayfanızı, web sitenizi ve programı detay detay inceledim. Mutlu Beslenme kitabınızı aldım ve programa katılmaya karar verdim. Program için hazırlanmak çok heyecanlıydı. :) İlk günü hatırlıyorum, bir yandan da ya ben bunla doymam, doysam da tatmin olmam canım yine başka şeyler yemek ister diye düşünürken, hiç de tahmin ettiğim gibi olmadı. Karnım çok güzel doydu hatta hepsini bitiremedim, canım hiç de başka şeyler yemek istemedi, bir de öğle yemeğine kadar hiç acıkmadım. :) İlk gün ve ilk öğünden programın etkisi fark edildi. Bir akşam iftar yemeğinden sonra gidilen meşhur künefecide en sevdiğim tatlı olan künefeden tek bir lokma bile almadım ve gerçekten hiç canım istemedi. Çünkü şekerim dengeliydi ve herkes yiyor diye ben de o an ihtiyacım olmayan künefeyi yiyerek dengemi bozmadım, bozmadan durabildim, yaşasın. :) Artık başta yazdığım dengesizlikleri yaşamıyorum sayenizde. Program boyunca 2 kg verdim. Ama ben daha fazla vermiş ve fazlasıyla incelmiş hissediyorum. Bunun yanında kendimi çok hafiflemiş ve hem bedensel hem de psikolojik olarak çok çok iyi hissediyorum. Şu cümleniz hep aklımda: "Bedenimize iyi bakmayınca psikolojimiz dahil bütün hayatımız olumsuz yönde etkileniyor." Sizin programınız beni fazlasıyla etkiledi. Çok insani bir bakış açısı. Programda sağlıklı ve farkındalıklı beslenmenin yanında, bedenimize ve kendimize şefkat konusuna da girmeniz de çok etkileyici. Kısa bir süre önceye kadar bedenim ve kendime karşı hiç nazik değildim. 3'lü Eliminasyon programı bana çok iyi geldi. Kitabınız da bu program ile çok paralel bence, hep elimin altında arada açıp açıp kendime hatırlatıyorum. Z.P. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Yıllar boyu diyet yaptım, hep güzel zayıflayıp sonra diyet öncesi eski kiloma döndüm. Yine öyle bir dönemde bu kez de sizin programınızı denemek istedim. Sizi zaten Instagram’da takip edip zaman zaman tariflerinizi uyguluyordum. Amacım bu sefer kilo vermekten ziyade sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı edinebilir miyim konusunu test etmekti. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Standart diyet menülerine bağlı kalmak yerine esnek seçeneklerle yapmak daha kolay oldu. Şeker zaten çok sevdiğim bir şey değildi ben tuzlucuydum. Süt ürünlerinden yoğurt ve peynirin olmaması biraz zorladı ama dünyanın sonu değildi. Glüteni kesmek ve sebzeye yoğunlaşmak sanırım en büyük değişiklik oldu. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Şişkinlik azaldı, meğer ben diyetleri bırakırken su içmeyi de bırakıyormuşum, bol bol su içtim. Lokmalarımı düşünerek çiğniyorum. Acıkma sürem uzadı. Daha çabuk doyuyorum ve daha uzun sürede acıkıyorum. Sanki yemek hayatımın çok da merkezinde değil artık. 2.5 - 3 kiloya yakın verdim hem de yiyerek, doyarak, ama çok da dert etmedim kilomu. Değişikliklerin esas güzel yanı baş ağrılarımın azalması, hissettiğim hafiflikti. Bir de ne yiyeceğini programlamanın, önceden yapılan hazırlıkların önemli olduğunu, planlamanın duygusal ataklarda farklı şeyleri yememeye yardımcı olduğunu fark ettim. Bu programı kimlere önerirsiniz? Yakınlarıma, dostlarıma önerdim bile. Bence zaman zaman herkes bazı şeyleri hayatında düzenlemeli. Bir şeyi çok tüketmek bedeni yoruyormuş, onu anladım ben. Eklemek istedikleriniz… Sizinle tanışmak ve bu programda yer almak güzeldi. Paylaşımlarınız için teşekkürler. S.B. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Sema Hanım'ın motive edici programı ve bize gönderdiği dosyalar sayesinde her gün yeni bir başlangıç yaptığımı hissettim. Daha önce benim için uzun gibi görünen 21 günlük süre tahminimden de çabuk geçti. 21 günü hiç kaçamak yapmadan tamamladım ve bunun mutluluğunu hissettim. Yemek ile ilişkilenme biçimimde benim için olumlu yönde çok büyük gelişme oldu. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Program biterken benim için en önemli değişiklik artık gerçekten acıktığımı hissetmek ve açlığım ile bir süre kalabilmek oldu. Daha önce öğün aralarında aniden ortaya çıkan el ayak titremesi diye tabir edilen durumu çok yaşardım ve o anlarda gözüm hiçbir şeyi görmez ve titremeler geçinceye kadar yenilebilecek ne varsa yerdim :) Bu program ile artık böyle bir durum yaşamıyorum. Bir de yüzümün bazı yerleri, boyun ve göğüs bölgemde sivilceler olurdu artık onlar da yok. Sabahları yaşadığım geniz akıntısı kaynaklı o kötü his ve o akıntıyı atabilmek için çıkardığım acayip sesler de artık yok. Yemek yerken artık daha seçiciyim, yediğim şeylerin gerçekten vücüduma girmesine gerek var mı, acıktığım için mi yemek istiyorum yoksa başka bir sebebi mi var bunları analiz edebiliyorum. Benim için büyük bir farkındalık oldu. Bu programı kimlere önerirsiniz? Bu programı, bedeninde bir şeylerin yolunda gitmediğini hissedenlere, benim gibi bir süre aç kaldığında el-ayak titremesi yaşayanlara, kendisi için bir şeyler yapmak isteyenlere ve yemek ile ilişkilenme biçimini değiştirmek isteyenlere önerebilirim. D.O. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Hep niyetlendiğim, ama bir türlü tamamen uygulayamadığım 3'lü eliminasyonu, kararlı bir şekilde uygulamak ve beslenmeden çıkardığım gıdaların bedenim üzerindeki etkilerini görmekti. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Sema Hanım’ın doğal ve samimi motivasyonu sayesinde, hiç ayrı kalamam gibi gelen süt ürünlerini beslenmemden 3 haftalığına da olsa uzaklaştırıp gözlem yapabildim. Daha önce glütensiz çok uzun bir süre yaşadım. Ama süt ürünlerinden uzak kalmak benim için yeni bir deneyimdi. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Uzun yıllardır hipoglisemi ile yaşıyorum. Mücadele ediyorum daha doğrusu. Bunu ancak yaşayan bilir. Basit bir açlık duygusu değildir. Şekeriniz normalin altına hızlıca düştüğünde, normale döndürüne kadar, önünüze ne çıkarsa yersiniz. Glütenden, basit karbonhidratlardan uzak kaldığınızda durumu bir ölçüde kontrol altına alırsınız. Ama bu sefer de doymazsınız. Kısır bir döngü içinde döner durursunuz. Bu program, bu sorunu kontol altına alırken, sağlıklı gıda merkezinden ayrılmadan, gerçekten doyarak ve tabii ki bir de keyif alarak yaşanabileceğini gösterdi bana. Ayrıca, Sema Hanım’ın 5 dk > 0 mottosu ve eğlenceli alternatif önerileri ile sporu hayatıma katabildim. Bu programı kimlere önerirsiniz? Hipoglisemi veya şeker hastası olanlar, herhangi bir otoimmün hastalığı bulunanlar, sağlıklıbeslenmeyi moda bir olgu olmaktan öte hayatının merkezi yapmak isteyen herkese. Eklemek istedikleriniz… Yıllardır Sema Hanım’ı sosyal medyadan takip ederim. Önerilerini hep değerli bulur ve uygulamaya çalışırım. Hiç yanıltmadı beni. Zaten, bu programı da başkasıyla yapamazmışım. O, işinde tam bir uzman olmasının yanında; bildiklerini aktarıp insanların hayatlarında olumlu değişiklik yapma konusunda büyük bir tutkuya sahip. Yaşayan bilir denir ya. İşte o yaşayan ve bilen kişi Sema Hanım. Öyle güzel ve doğal bir şekilde motive ediyor ki sizi. Çünkü, ne yaşadığınızı biliyor. Yaşadıklarınızı yaşamamış, ve sadece profesyonel işi sizin beslenmenizi düzenlemek olan kişiler, size klişe cümlelerle ‘ şunu yeme, bunu ye’ derler. Ama günlük hayat içinde bunu nasıl yönetebileceğinizi öğretmezler. Bu nedenle de sürdürülebilir değildir. Yo-yo diyetler de bunun sonucudur. Sema Özpekmezci size balığı yemeyi değil, balık tutmayı öğretiyor. Bunu da o kadar doğal ve bilinçli yapıyor ki, anlatılanlar yavaş yavaş rutininiz haline gelmeye başlıyor. Kan şekeriniz dengede kaldığı için, yiyeceklerle daha mantıklı bir ilişki kurabiliyorsunuz. Vücudunuza çöp tenekesi olarak davranmayı bırakıp; neye gerçekten ihtiyacı var (duygusal ve fiziksel olarak), neye yok; ona odaklanabiliyorsunuz. Bu büyük bir özgürlük. Amaç zayıflamak değil. Sağlıklı olmak. Hem ruhsal, hem bedensel olarak. Tabii kilo da veriyorsunuz ama o, küçük bir ayrıntı olarak kalıyor. Etki çook daha büyük ve derin. İyi ki katılmışım. Pişman olmayacağımdan emindim. Çok teşekkür ederim. D.K. Bu programa başlarken hedefiniz ne idi? Tip 1 Diabet hastasıyım ve önceliğim Hba1c (3 Aylık Şeker Ortalması) oranımı düşürmekti. Bir yıldır şekersiz ve minimum karbonhidratla beslenmeye çalışmama ragmen ortalamam bir türlü istediğim şekilde düşmüyordu. Ilk hedefim şekeri düzenlemek ve dengeli beslenmeyi öğrenmekti. Uzunca bir süredir sağlıklı beslenmeye çalışıyorum ama tam olarak denge sağlayıp düzen kurmak istiyordum. Program, hedeflerinize ulaşmaya nasıl yardımcı oldu? Öncelikle her sabah gelen maillere o kadar güzel motive ediyordu ki alışkanlık yaptı. İkinci günden itibaren insulin değerlerim yarı yarıya değişti. Normalde yaptığım dozların üçte birini yapmaya başladım. Doğru bildiğim yanlışlarımı düzelttim. Süt ürünlerinin ne kadar kontrollü kullanılması gerektiğini öğrendim ve şeker oranına yaptığın etkiyi fark ettiğimde gerçekten inanamadım. Doyma noktasında hiç sorun yaşanmadığını ve aç kalmadan da çok sağlıklı beslenebileceğimi öğrendim. Sürekli içimden sizin cümlelerinizi tekrar ediyorum. Bu bir diyet değil yaşam şekli ve hiçbir zaman aç kalmama gerek yok. Program biterken kendinizde gördüğünüz fiziksel ve davranışsal değişimler nedir? Cildimin ışıldadığını daha ilk haftadan fark ettim. Aynaya baktıkça mutlu oluyordum. 4 kilo verdim ancak daha fazla bir incelme görünüyor. Her zaman dinç, zinde ve hafif olduğumu fark ettim. Yeme düzenim değişti, yemek yerken kendimi dinleyip daha fazlasına ihtiyacım olup olmadığını soruyorum ve doygunluk hissedince bırakıyorum. Acıkmadığım sürece bir şey yeme ihtiyacı hissetmiyorum ama bir şey de yemek istersem her zaman aynı hissetmek zorunda olmadığımı hatırlayıp, kendimi kısıtlamamaya çalışıyorum. Neredeyse 2 ay olacak ve daha hiç şeker içeren (bal, pekmez de dahil hatta kuru meyveler dahil) hiçbir şey yemedim. Bu programı kimlere önerirsiniz? Sağlıklı beslenmeyi hayatına adapte etmek isteyip nasıl yapacağını bilmeyen, özellikle doğru besinlerle doğru şekilde beslenmeyi öğrenmek isteyenlere ve kronik rahatsızlığı olan kişilerin kesinlikle deneyimlemesini ve aradaki farkı görmesini isterim. Eklemek istedikleriniz… Desteğiniz ve yardımlarınız için çok teşekkür ederim. Sadece bilgisel değil manevi olarak da verdiğiniz destek bu süreçte çok önemliydi. Bizimle birlikte her aşamada ne yaşadığımızı ya da ne hissettiğimizi önceden tahmin etmeniz ve bunları göz önünde bulundurarak motive etmeniz çok değerliydi. Çok teşekkürler. K.Ü. Kendi adıma beklentim şuydu; Son 3 senedir sağlıklı beslenme yolunda önemli aşamalar kat ettim ve hala da geliştirmeye çalışıyorum. Daha önce çok büyük istek ve hevesle bir eliminasyon yaptım fakat beni çok olumsuz etkiledi 6-7 gün ciddi kabızlık sorunu yaşadım ve 3 ay sürecek olan programı 26 günde bırakmak zorunda kaldım. Ama bunun benim bedenime göre olmadığını daha sürdürülebilir bir şekli olabileceğini düşünüyordum ve sizi de yıllardır İnstagramdan takip edip tariflerinizi severek denediğimden sizinle yeniden deneyimlenmek istedim. İyi ki başlamıştım diyorum şimdi bakınca. Kendimi resmen hafiflemiş hissediyorum. Hiç kabızlık sorunu yaşamadım, tam tersi oldukça rahatım. Ayrıca peynir ve tatlı en büyük zaafımken şu anda ilk tanıtım haftası peyniri açtım fakat zerre yeme isteğim yok diyebilirim. Tatlıyı, şekeri ve glüteni hala açmadım hiç canım istemiyor dolapta dondurma var ve ben diyet boyunca iki regl döngüsü geçirdim bir kez bile ne onu ne başka bir tatlıyı yemek istemedim. Sabahları daha zinde kalkıyorum, baş ağrım (migren) oldukça az hatta geçen gün ağrı kesici almadan geçti. İki yıl kadar önce 8 ay glütensiz beslenmiştim tıpkı o zamandaki gibi zinde hissediyorum kendimi. Verdiğim 3,5 kilo da bonus oldu bana :) Bu çalışmanın en sevdiğim kısmı sürdürülebilir olmasıydı. Şimdi tatile gideceğim ama biliyorum ki o bir haftayı telafi edebilirim. Tüm emekleriniz ve öğrettikleriniz için teşekkür ediyorum. İ.İ. Biz bu programa eşimle birlikte katıldık ve beraber yepyeni bir beslenme düzeni oturttuk. Birlikte yapmak çok daha keyifli ve kolaymış. Bizi birlikte kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz :)))) Ben her şeyi bir kenara bırakıp “Açılın bu bir mucize!” diye bağırmak istiyorum. Bu yaşadığım mutluluğu, heyecanı, coşkuyu, neşeyi keşke herkesle paylaşabilsem... Öncelikle bana kendime bu kadar iyi gelme ve şifalanma yolunda rehberlik ettiğiniz, bu yolun kapısını gösterdiğiniz, bu mutluluğa vesile olduğunuz için size çok çok teşekkür ediyorum. Ben gençliğimden beri, ilk regl olmaya başladığım günden beri her regl döneminde çok acı çekerim. Hastanelerde ağrı kesici iğne vururlar gene de zor geçer. Üst üste ağrı kesiciler içerim gene de geçmez. Regl olmak hayatımdan 1 günün tamamen, geri kalan 3 günün ise yarı yarıya gitmesi demektir. Her ay, sürekli bitmeyen bir acı çekme hali içindeyim ve 35 yaşındayım. Gitmediğim doktor kalmadı. PCOS var ve çözümü yok dediler. Soğan kürleri denedim, doğum kontrol hapları kullandım. Geçmedi. En son geçen yaz fonksiyonel tıp alanında ilerlemiş bir kadın doğum hekimine danıştım. Sende PCOS yok gayet sağlıklısın, sadece vücudunun detoksifikasyon problemi var düzgün bir eliminasyonla bu geçer dedi. Hayatından şekeri, gluteni, paketli ürünleri, süt ve süt ürünlerini çıkartacaksın dedi. Aynı zamanda Haşimato tiroid başlangıcı vardı, endokrin doktoru da bunu doğru bir beslenmeyle çözersin dedi. Çözersin tabii de nasıl çözersin, bilmeden, bir rehber olmadan kendi başına zor. Ben eliminasyonu denedim, denedim ama sürdürülebilir bir şekilde uygulayamadım. Eliminasyonu tam yapsam bile hep ruhum açtı ve çıkar çıkmaz pizzaya, hamburgere saldırdım. Hep bir yiyememe hali içinde yoksunluk hissederek yaptım. Yiyemediklerimize değil yiyebildiklerimize odaklanmayı başaramıyordum. Bu programda hem çok doydum, hem lezzetli yemekler yedim tatmin oldum, hem her gün şükrettim; hem de kendim için özel olarak hazırlanmak, seçimlerimi kendi gerçek ihtiyaçlarıma göre, tamamen bana özel olarak tayin edebilmek, enerjimi, zamanımı, bütçemi kendime iyi gelmek için harcamak beni inanılmaz mutlu etti. Ve ben 11 yaşımdan beri regl oluyorum, 24 senedir hayatımda ilk defa bu ay ağrısız, acısız regl oldum. Hiçbir ağrı kesici içmedim. Bu ne demek anlatamam. Ben aslında hayatımdan bu acıyı elimine ettim yani. Bu bir mucize, bu benim hayatımı kurtaran bir dönüşüm. Günüm mahvolmadı, rutin işlerimi yapabildim. O gün ben ilk defa normal bir gün gibi hayatıma devam edebildim. O kadar mutlu oldum ki... Bunun değeri paha biçilemez. Eşimde de tuhaf bir şeker dengesizliği vardı. Doktor bazı şeker değerlerinin neden öyle olduğunu anlayamamıştı. Düşük mü yüksek mi belli değil, bir sorun var ama belli ki daha şeker hastası olmamış, sınırda bir yerlerde debeleniyor. İki haftada adamın şekeri normale döndü, 4 kilo verdi. Göbeği tamamen gitti. Ani yeme atakları bitti. Huyu suyu sakinleşti. Sindirim sistemi tamamen düzeldi. Mutlu birisi oldu. Bu da onun için bir mucize, kendisi 37 yıldır ben ben değilmişim meğer, meğer her şeyi yanlış yapıyormuşum dedi. Artık daha doğru ve berrak düşünebildiğini, doğru kararlar alabildiğini, zihnini netleştirebildiğini söylüyor. Bütün duygu durumu beslenmesine paralel olarak dengelendi. Biz eşimle bu programdan çok fayda gördük, biz bunu hayatımıza sürdürülebilir bir şekilde katmaya da karar verdik. Bize yol gösterdiğiniz için, farkındalıkla beslenmeyi ilmek ilmek sinir sistemimize işlediğiniz için çok çok teşekkür ediyoruz. Umarım herkes kendine bu iyiliği yapar ve bu iyilik hali yayılır. Bizim en çok, kendimize iyi gelmeye ihtiyacımız var. Siz de bize çok iyi geldiniz. Çok teşekkür ederiz.
- Sema'nın doğal nemlendiricisi
Şu kreme öyle bir alıştım ki, bir daha beni hiçbir krem kesmez. Ilk yaptığım bitmişti, iki gün yapamadım, zor bekledim. Pazar akşamı hemen yaptım ve o kadar memnunum ki buraya da taşımak istedim. Bu benim kendi cildime göre, hassas ve kuru ciltler için. Formül canım arkadaşım, beni aromaterapi ile tanıştıran Yıldız Kurt'tan. Gittiğim atölyesinde öğrenmiştim. Artık müptelasıyım. Farklı cilt tipleri için formüllere Yıldız’ın hesabından ulaşabilirsiniz. Yağlarla yapılan, bu 100% doğal kremler bana harika geldi. Ciidim pamuk gibi. Bu bahsettiğim miktarlarla yapılan krem bana 5 ay gider. Malzemeleri bir kez alıp ömür boyu krem yapabilirsiniz 🙈 veya bir sefer alıp arkadaşlarınızla bölüşebilirsiniz. Çok daha hesaplı olabilir. 5 kız evde krem yapma partisi yaparsınız mesela. Buyrun yeme içme olmadan sosyal program 💁🏼♀️ Olayı hemen kenardan da beslenmeye değdirmesem olmaz 🙈 ✨ 60 gr shea butter ✨ 10 ml soğuk sıkım susam yağı ✨ 20 ml kuşburnu yağı, cilt yenilemesi için bu yağ çok iyi ✨ 8 damla lavanta yağı, 8 damla ylang ylang yağı Krem değil, parfüm kokuyor mübarek, boynuma da sürüyorum.. Yapımı çok basit. Shea butterın ağzını stretchle kapatıp benmari eritiyorum. Bu yöntemi çikolata yapımından görebilirsiniz. Sonra tüm diğer yağları ekleyip, karıştırıp, cam kaba koyuyorum. Gece yaptım. Sabaha donmuştu. Hem hesaplı, hem cildimize değen en doğal nemlendirici, tahriş yok, kimyasal yok, toksin yok, bol bol güzel yağ, mis gibi koku var 😍 #doğalnemlendirici
- Ev yapımı, Şekersiz Çikolata
Arkadaşlar, koşun koşun...Hepimizin, tüm kadınların en büyük zaafı olan çikolatanın rafine şekersiz, koruyucusuz, renklendiricisiz, en saf halini yaptım. Şu an çok mesudum. Hem de sadece 5 dakika sürdü. Tadı damağımda kaldı. Tüm tepsiyi yememek için kendimi çok zor tutuyorum. Malzemeler : 40 gr civarı (bir avuç içi büyüklüğünde) kakao yağı (benimki Güzel Gıda'dan) 2 yemek kaşığı hindistancevizi yağı 3 yemek kaşığı ham kakao (benimki yine Güzel Gıda'dan) 3 yemek kaşığı elma pekmezi (üzüm pekmezi de olur) 2 avuç rondodan iri çekilmiş fındık Kuru hindistancevizi Kahverengi pirinç patlağı (bu evde vardı koydum. Yerine badem, ayçekirdeği içi gibi yemiş ve tohumlar da olur ya da hiç olmasa da olur) Öncelikle kakao yağı ve hindistancevizi yağını benmari usulü eritiyoruz yani direkt ateşe maruz bırakmadan. Bir tencerenin içine su koyup, üstüne cam veya metal bir kase oturtup tencerenin altını açalım. Kasenin içine yağları koyup, kaynayan suyun buharı ile yağları eritelim. Yağlarımız tamamen eriyip sıvı olduğunda içine kakaomuzu katıp karıştıralım. Bundan sonra artık kaseyi tencerenin üstünden tezgaha alıyoruz ve ılınması için bekliyoruz. Karışımımız ılıdığında içine pekmezimizi de katıp çikolatımızın sıvı halini hazır ediyoruz. Pekmezi kesinlikle sıcakken katmıyoruz. Pekmez sıcak ile temas ettiğinde HMF denen zararlı bir madde açığa çıkıyor. 10 dk beklerseniz karışım hemen ılıklaşıyor zaten. Diğer tarafta bir kabın içine yağlı kağıt serip sırasıyla pirinç patlağı, fındık ve hindistancevizi kurusunu koyuyoruz. Ben yağlı kağıdı sermeyi unuttum, şimdi kesmek çok zor oluyor, aman siz unutmayın :) Kuru karışım hazır olduktan sonra sıvı çikolatamızı kaşıkla üstüne döküp, buzdolabına kaldırıyoruz. En az 2 saat beklemesi lazım. Benim kabım biraz büyük geldi, sıvı karışım heryeri kaplamadı ama bence böyle çok güzel oldu. Kabım 30cmx20cm boyutunda dikdörtgen. Buzdolabından çıkmasını zor bekledim ve çıktığında tadına çok şaşırdım. Bu kadar iyi olmasını beklemiyordum. Gerçekten çikolata bu.. Tek handikapı çabuk erimesi. Öyle çantanıza atıp bir yerlere götüremezsiniz. Buzdolabından çıktığı gibi kesip yemeniz lazım. İlerleyen zamanlarda buna da çözüm bulurum inşallah :) Biraz araştırmam lazım. Fabrikasyon olmadığı için de böyle olabilir. Bu malzeme ile çikolatam bitter çilolata tadında oldu. Şayet daha fazla tatlı seviyorsanız pekmez miktarını arttırabilirsiniz ama benim için bu enfes oldu. Bundan en az 15 büyük kare çikolata çıkar. İlk başta maliyetli gibi gözükse de kaliteli ve tamamen doğal bir çikolata için değer. Tüm kabın maliyeti ortalama 16 lira civarına denk geliyor ve bir büyük kare 1 liraya den gelir. Bence bu sağlığımız için çok küçük bir rakam. Bunu özellikle belirtmemin nedeni bu malzemelere genelde pahalı diye yaklaşılmıyor ama bu şekilde baktığınızda, sağlığınız için harika katkı yapıyorsunuz. Eğer denerseniz yorumlarınızı heyecanla bekleyeceğim :) Sevgiler. #şekersiztatlı #çikolata
- Minik Ekmeğimsiler
Poğaça görünümlü tuzlu ekmeğimsiler yaptım. 🌸1 sb nohut unu 🌸1 sb badem unu 🌸 1 yumurta 🌸 1/4 sb su 🌸 10 yk zeytinyağı 🌸 1 çk kabartma tozu 🌸 1 çk mahlep 🌸 1 parça keçi peyniri - olmasa da olur. Sade de güzel ya da zeytin, maydanoz, kuru domates vs. de olur. Eğer badem ununuz yoksa yerine aşağıdaki linkteki videodaki kıvama bakarak başka bir yağlı un kullanabilirsiniz. Mesela susamı, yer fıstığını, ayçekirdeğini veya fındığı rondodan çekip un yapmak gibi. Susam en çok sevdiğim benim. O da evde bitti, bunlar en uygun yağlı seçenekler. Hiçbiri yoksa karabuğdayla veya başka bir unla karıştırıp zeytinyağını arttırmanızı öneririm. Aşağıdaki linkteki kıvamı takip ediyoruz. :) https://www.instagram.com/p/Cf3PHOijO9S/?igshid=YmMyMTA2M2Y%3D Hepsini karıştırdım. Videoda şekil vermek için tüyo var. Şeklini verdim. 150 derece turbo fanlı fırında tam 30 dakikada pişti. 12-13 parça çıktı. Afiyet olsun. Sema
- Sakin Zihin, Sakin Beden Grup Çalışması
Uluslararası akredite MBSR (Mindfulness Temelli Stres Azaltma) eğitmeniyim ve tüm dünyada geçerli o programı çok seviyorum fakat yapısı gereği programın dışına çıkamıyoruz. Mindfulness'ı başka yönlenlerden öğretmek, deneyimletmek çok istiyordum ve bir ay önce, Mindfulness konusunda dünyanın en kıymetli hocalarından olan Tara Brach ve Jack Kornfield'in Mindfulness Mentörlüğü eğitimini bitirmemle, ''ben bunu neden artık başlatmıyorum'' dedim ve program geldi :) Programı önce birebir danışmanlık olarak açtım ama anında doldu. Bekleyen çok isim olunca, bunu bir de grup çalışması olarak açmak istedim. Maddi olarak belki daha uygun ve grup enerjisi ile devam etmek isteyenler için artık bu seçeneğimiz de var :) Hayat hep zordu ve hep de zor olmaya devam edecek. İnsanoğlu çağlar boyunca kendini sakinleştirmek için araçlar bulmaya çalıştı. Biz de kendi yaşadığımız dönemde bunun için çabalıyoruz. Hem atalarımızdan gelen, hem de mevcut bilimle desteklenmiş yöntemler var. Ben sağlığın sadece bedenden ve yediklerimizden ibaret olmadığını anlamamla, zihin üstünde çalışmaya başladım. Eşimin de klinik psikolog olması önümde bir çok yol ve bakış açısı açtı. Kendisinin anksiyete için çalıştığı danışanlarına bu desteği verirken, neden ihtiyacı olan diğer kişilere de vermeyeyim dedim ve 2 senenin sonunda bu grup çalışması ortaya çıktı. Mindfulness Temelli Stres Azaltımı (MBSR), Mindfulness Temelli Yoga eğitmenliği, Yoga Terapi, Nefes çalışmaları eğitmenliği, Meditasyon, Breath Body Mind (BBM) eğitmenliği ve en son da Mindfulness Mentörlüğü ile bu konuda heybeme bir çok bilgi, tecrübe, pratik ekledim. Sinir sistemi ve beynin çalışma şekli, nörobilim de özel olarak ilgi alanıma girdiğinden bu konuda sayısız okuma yaptım ve hala da devam ediyorum. Tüm bu konuları birleştirerek, sinir sistemi odaklı, stres azaltma, kaygıların ve anksiyetelerin etkilerini azaltan, mindful yaşam, farkındalıkla hareket, her bedene uygun yoga, meditasyon, nefes teknikleri, BBM egzersizleri yapacağımız, zihnin sakinleştiği, dolayısı ile bedenin de sakinleştiği 9 haftalık programdır. * Katılımcı sayımız kısıtlı olacaktır. Temelde anlatacağım ve deneyimleyeceğimiz pratiklerden en fazla fayda alabilmeniz için 9 oturumun en az 7 oturumuna canlı katılmanızı öneririm. Bu çalışmalarda bireyselleştirme olmayacaktır ama grup paylaşımı olacaktır. * Didaktik bir öğrenimdense deneyimsel bir süreçtir. Kameralar açık şekilde, aktif olarak katılımınız gerekmektedir. * Oturumların kaydını o hafta gelemeyenler için alacağım ve 48 saat sonunda silinecektir. * 28 Temmuz 2022 Perşembe akşamı saat 20:00'de başlayacağız. 9 hafta boyunca her Perşembe devam edeceğiz. Her oturum 1.5 saat sürecektir. * Sizlere devam edebilmeniz için ev pratikleri ve dökümanlar vereceğim. Fayda görebilmeniz için bu ev pratiklerini mutlaka yapmanızı önereceğim. Günde ortalama 20-25 dk'nızı alacaktır. * 9 haftalık programın ücreti KDV dahil 2.000 TL'dir. * Zoom üzerinden yapacağımız için dünyanın her yerinden katılabilirsiniz. Şimdiden bu program için çok heyecanlıyım. Zihnim size anlatacaklarımla, pratiklerimizle dolup taşıyor ve bir anda önce sizlere de ulaştırmak istiyorum. Kaydınızı ve ödemenizi aşağıdaki linkten yapabilirsiniz. https://front.sanalposentegrasyonu.com/#/product/100236/1327 EFT yolu ile ödemek isterseniz IBAN detayları için info@semaozpekmezci.com dan Deniz Hanım'a email yazabilirsiniz. Not : Programa kişi sayısı ile katılımcı aldığımızdan, 25 Temmuz tarihinden sonra iade veya iptal olmayacaktır. Herkese sevgiler Sema Özpekmezci
- Puf Karabuğday Ekmeği
Daha önce denediğim lavaşı bu defa kek kalıbında denedim. Yaptığım en en en iyi karabuğday ekmeği bu oldu. 🌸2 sb (200 ml) karabuğday unu. (Ununuzun çiğ olmasına dikkat ediniz. Kavrulmuş karabuğdayın tadı çok rahatsız edici). 🌸1 şişe soda/maden suyu 🌸 2 yk su 🌸3 yk zeytinyağı 🌸Tuz 🌸1 çay kaşığı kabartma tozu 🌸2 avuç ayçekirdeği. Olmasa da olur, fındık, ceviz, zeytin de olur. Malzemelerin hepsini karıştırdım. Kıvam videosuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Bardak veya kaşık ölçüleri şaşabilir, kıvamı takip edebilirsiniz. 18 cm baton kek kalıbına döktüm. Tam yaymadım. Tam yaysam daha ince olurdu. Bu ekmek yüksekliğinde oldu tam. https://www.instagram.com/p/CfPIPVcoEuN/?igshid=YmMyMTA2M2Y%3D Önceden ısınmış 170 derece turbo fanlı fırında 45 dakikada pişti. Afiyetler olsun. Sema
- MBEAT - Mindfulness Temelli Beslenme Farkındalığı Programı
Sizlere MBEAT programımı duyurmaktan gerçekten mutluluk duyarım :) Sanırım bu program benim tüm programlarım arasında, çıktığım merdivende, gelmek istediğim istediğim yer idi. Bütünselliğe tamamen ulaştığımız, başarısına çok inandığım bir program. Bu programı şu anda sadece bire bir olarak vermekteyim. Bire bir danışmanlık şeklinde almak için detaylara aşağıdaki yazıdan ulaşabilirsiniz. https://www.semaozpekmezci.com/post/mbeat-bireysel-mindfulness-temelli-beslenme-farkindaligi-programi MBEAT nedir? MBEAT Mindfulness Temelli Farkındalıkla Beslenme programıdır ve Prof. Dr. Jean Kristeller tarafından Yale Universite’nde geliştirilmiştir ve üstünde sayısız araştırma yapılmıştır. Duygusal yeme, fark etmeden yeme, tıkanana kadar yeme, istemsiz yeme gibi bir çok yeme bozukluğu, kilo verme/kilo koruma, son senelerde özellikle tüp mide ameliyatı sonrası beslenme konularında yüksek başarı elde edilmiştir. Yapılan araştırmaların referanslarını aşağı ekliyorum. En kısa anlatımı ile yemekle olan ilişkimizi baştan düzenlemek, bedenimizi fark etmek, pişmanlık duymadan, kendimizi suçlamadan, ne yediğimizi, neden yediğimizi deneyimleyeceğimiz bir programdır. Ben de sonuçları kanıtlanmış bu programa, yine sonuçları kanıtlanmış, en güvendiğim beslenme yolu Fonksiyonel Tıp ana beslenme planını ekledim ve hayalimdeki programa kavuşmuş olduk. MBEAT nasıl işler? MBEAT 12 haftalık, her hafta 2 saat buluştuğumuz toplantılar şeklindedir. Bu toplantılarda beslenme ve farkındalık egzersizleri mevcuttur. 10 hafta sona erdikten sonra, 1 ay ara verilir ve birer ay ara ile 2 toplantı daha yapılır. Burada artık amaç, program bittikten sonra kendi başınıza devam edebilmeyi deneyimlemek ve bu esnada karşımıza çıkanlarla baş edebilmeyi öğrenmektir. MB EAT orjinal programı bu 12 haftadan oluşur fakat ben 10 haftalık ana program bittikten sonra 1 hafta da WhatsApp grubundan takipli, Fonksiyonel Tıp ana beslenme planını ekledim. Böylece deneyimlenen tüm beslenme ve beden farkındalıklarından sonra sağlıklı beslenmeyi tecrübe edip, hayata eklemek çok daha kolay olacak. Program içeriği Oturum - Içeriden ve dışarıdan gelen bilgelik, hislerimiz, yediklerimiz Oturum - Meditasyona giriş, Yeme Farkındalığı Oturum - Açlık farkındalığı, beden farkındalığı ve duygusal yeme Oturum - Tadına varma tatmini, fiziksel aktivite ve iyileştiren kendine bakım Oturum - Doyma farkındalığı, yemek seçimleri ve affetmek Oturum - Besinler ve verdiği/aldığı enerji dengesi farkındalığı Oturum - Farkındalıkla yeme ve seçim yapabilme özgürlüğü Oturum - Farkındalıkla hareket, aşerme ve dışarıdan gelen uyaranlar Oturum - Duygu ve düşüncelerle çalışma, stresle yemek Oturum - Zinciri kırmak, kendinizle irtibata geçmek ve devam edebilme Oturum - 1 hafta Whatsapp takipli grup çalışması, Fonksiyonel Tıp Sağlıklı Ana Beslenme programı 1 ay sonra 12. Oturum - Kontrol toplantısı, değişme devam ve kendini kabul etmek 1 ay sonra 13. Oturum - Son kontrol toplantı, içinizdeki bilgeyi büyütmek ve korumak Programa kimler katılabilir? Programa beslenme düzeninden memnun olmayan, değişiklik yapmak isteyen ama yapamayan, duygusal yeme, tıkanana kadar yeme sorunu bulunan, yediklerinden vazgeçemeyen, defalarca diyet yapmış bırakmış kişiler, aslında modern dünyada beslenme ile ilişkisi bozulmuş herkes katılabilir. Ayrıca diyetisyenler, psikolojik yeme, yeme bozukluğu çalışan psikologlar/psikiyatristler, sağlık koçları, beslenme üzerine çalışan doktorlar için de mesleki gelişim açısından çok değerli ve uygundur. Bu programın ileride eğitici eğitmenliği olacağından, MB EAT eğitmeni olmak isteyenler için ön koşuldur. Bu program sonunda ne olur? Beslenme ile ilişkiniz tamamen şekillenir. Artık hep bıktığınız diyet yap-bırak modundan çıkarsınız. Yediğiniz yemeklerin tadına hakim olursunuz. Bedeniniz ile yargılamadan, kızmadan iletişime geçersiniz. Kendinize karşı daha nazik, daha sakin olursunuz. Ne zaman acıktığınız, ne zaman doyduğunuz her zaman sizin kontrolünüzde olur. İstemsizce, durmadan yemeyi bırakırsınız. Bedeninizin doğal fiziksel açlık ve tokluk sinyallerini algılarsınız. Yemeklerin gerçek tadının farkına varırsınız. ‘’Bu bana yeter’’ deme özgürlüğü sizin elinizde olur. Farkında bir yaşam ve beslenmenin nasıl olduğunu tüm hayatınıza adapte edersiniz. Program boyunca, takip için gerekli formlar, dökümanlar, meditasyon ses kayıtları ve Fonksiyonel Tıp Ana beslenme planı bilgileri paylaşılacaktır. Tüm program, başlangıçtan bitmesine kadar 4,5 ay, 12 MB EAT oturumu, 1 hafta beslenme programı ve dökümanları, bir hafta beslenmenin grup çalışması olarak Whatsapp’tan takibi, dökümanlar, 12 hafta boyunca her hafta gönderilecek meditasyon ses kayıtları toplamda KDV dahil 3250 TL’dir. Eylül grubu dolmuştur. 2. grup için Aralık ortasını planlamaktayım. sema@semaozpekmezci.com'a email yazarak 2. grup için bekleme listesine adınızı yazdırabilirsiniz. Ilk program : 15.Eylül.2020'de başlıyor. 10 hafta boyunca her Salı akşamı, TR saati 19:00-21:00 arası olacaktır. 24.Kasım.2020'de 11. oturum yapıldıktan sonra, 12. oturum 22.Aralık.2020'de, 13. son oturum ise 26.Ocak.2021'de yapılacaktır. Oturumlar Zoom üzerindendir, dolayısı ile dünyanın her yerinden katılabilirsiniz. Programa katılmak için kendinizi tanıtan bir yazıyı bana sema@semaozpekmezci.com adresime göndermenizi rica edeceğim. Katılımınızı onayladıktan sonra aşağıdaki adresten kaydınızı yaptırabilirsiniz. https://front.sanalposentegrasyonu.com/#/product/100236/1238 Bu program ile hayatınızda değişiklik olacağına, artık tamamen yeni bir kişi olacağınıza inancım sonsuz. Çok kişiye faydası olması dileklerimle. Araştırma referansları Tıkanana kadar yeme, kontrolsüz yeme araştırmaları sonuçları https://www.mb-eat.com/wp-content/uploads/2018/08/kristeller-hallett.pdf https://www.mb-eat.com/wp-content/uploads/2018/08/kristeller-wolever-sheets-bed-in-mindfulness-2013.pdf https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21181579/ Ohio State University’nin yapmış olduğu tip2 diyabetlilerde MB EAT araştırması linki https://www.mb-eat.com/wp-content/uploads/2018/08/miller-et-al.....jand266.pdf University of California-San Francisco - kilo kontrolü ve sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı yapmak üzerine çalışması https://www.mb-eat.com/wp-content/uploads/2018/08/kristeller-epel-in-langer.pdf
- Tuzlu Kek
Kahvaltıya, çay saatine, salatalarınıza eşlik edecek çok lezzetli, puf puf bir kek yaptım. 🌸4 yumurta 🌸4 yk badem unu, yerine susam unu da olur. Susamı veya bademi rondodan çekip un yapabilirsiniz. 🌸2 yk bezelye unu (Her un olur ya da badem unu artırılabilir. Aşağıdaki linkte kıvam videosunu bulabilirsiniz). 🌸3 yk zeytinyağı 🌸2 avuç küçülttüğüm fındık - ceviz de olur. 🌸 1 çk mahlep, azıcık tuz ve 1 çk kabartma tozu, biraz kekik, biraz kuru fesleğen Baharatlar, mahlep hepsi isteğinize kalmış. Hepsini karıştırdım. 18 cm baton kek kalıbına döktüm. Yapım aşamaları ve kıvam videolarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. 150 derece önceden ısıttığım fanlı fırında 25 dakikada pişti. Puf puf, yumuşacık, enfes oldu. Bunun içine peynir konur, zeytin konur. Enfes olur. 😊 Çeşit çeşit yapabilirsiniz. https://www.instagram.com/p/Cd818uOIlCz/?hl=en Not: İçinde badem, fındık gibi iyi yağların bulunduğu kuruyemişleri 150 derece üstünde pişirmiyoruz ki o iyi yağlar zarar görmesin. Şimdiden afiyetler olsun. Sema
- Badem Unlu Cevizli Ekmekçik
Bu ekmekçikler çok lezzetli oldu ve tüm düşük karbonhidrat tariflerde olduğu gibi yine çok tok tutuyor. 🌸1 sb badem unu 🌸1 sb susam unu (susamı blenderdan çekip yaptım) 🌸1 yumurta 🌸3 yk chia , 8 yk su ile jelleştirdim. (Sadece suda 10 dk bekletmek) 🌸1/2 sb su 🌸 2 avuç ceviz 🌸 3 yk zeytinyağı 🌸 Tuz ve 1 tk kabartma tozu (dileyen karbonat koyabilir) Hepsini yoğurdum. Kıvam ve yapım aşamalarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. 150 derece fırında 40 dakikada pişti. İçeriği yemiş, tohum olan şeylerde iyi yağları ısıdan koruyabilmek için 150 derecenin üstüne çıkmıyoruz. https://www.instagram.com/p/CeXz6bVIdlL/?hl=en Afiyetler olsun 😊 Sema












