top of page

Boş arama ile 470 sonuç bulundu

  • Bir ''oturdum'', hayatım değişti

    Uzun zamandır yazacağım diye söz verdiğim yazıyı size 41. yaş doğumgünü sabahımda yazıyorum. Bu sabahki ''oturma''mı yaparken bir senede ne kadar çok değiştiğimi farkedip, minnet duydum ve ''bugün bunu yazma günü'' dedim. Stok görüntü kullanmak istemedim. Profesyonel olmasa da gerçeği yansıtan bir görsel olsun istedim. Bu ritüelle gerçekten üstüme yıldız tozu serpilmiş gibi hissediyorum ve görselimi böyle düzenledim :) Ben belgeli, raporlu hiperaktifim. Hani öyle çok yaramaz diye hiperaktif denenlerden değil, ADHD (Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) teşhisliyim. Senelerim bunu dengelemeye çalışmakla geçti..Ki şimdi anlıyorum o da bütünsel bakışla yaklaşıldığında genel metabolik bozuklukların bir sonucu fakat o zamanlar sadece Ritalin denen ilaçla yerime sabitlenmeye çalışıyordum. Kırmızı ışıkta beklemek bile benim için bir kabustu. Yerimde oturduğum an içimden bir füze yukarı doğru fırlamak istiyordu ve ona hakim olabilmek bu dünyanın en zor şeyiydi. Ben bunları çocukluğumdan daha çok ergenlik ve erken 20'lerimde yaşadım. Yaşım küçük olmadığı için biraz daha geniş bakabiliyordum ve o dönemde acaba meditasyon işe yarar mı diye eve 1000 tane kitap almıştım. Ben bir konuya merak sarınca başlangıç ile duramıyorum. İlla ''advance'' olmam lazım. Bir sürü meditasyon kitabı okudum ama kesinlikle yapamadım. Her yapmaya çalıştığımda beni şunlar çok rahatsız etti. * Ben düşünmeden duramam, beynim hiç durmuyor. * Sabit oturamıyorum. * Hiç anlamadığım bir dilde, Sanskritçe mantralar söylemek çok saçma (çünkü mantığımın almadığı hiçbir şeyi ilerletemem) * Bir objeye sabitlenmek de çok saçma. * Nefesi gözünden al - burnundan çıkart, ağzından al - kulağından çıkart gibi şeyleri yapamam. * Tam oturdum başlayacağım, burnum kaşınıyor. 'kaşıma, 'bunu sana beynin yapıyor'' çok saçma, kaşımadan, ellemeden nasıl durabilirim? * Tam başlayacağım, bir gülme geliyor :) * Zamanım yok! Bunlar en hızlı aklıma gelenler. Bütün dünya faydalarından bahsediyor ama şu saydıklarımı atlatıp, olaya geçemiyorum ki faydasını göreyim. O kitaplar hala kitaplığımda duruyor (çünkü kitap atamaz, veremez) Hiçbiri bende bir işe yaramadı... Sonra seneler geçti, ben başka başka şekillerde şifa buldum. Zaten bedensel rahatsızlıklarım çıkınca ruhumu unuttum diyebilirim. O kadar çok bedenimle uğraştım ki, aaa bir baktım zihnen de iyileşmişim. Yaşla da beraber bir durulma geldi ama meditasyona karşı düşüncelerim değişmedi. Sağlık Koçluğu eğitimlerine başlayınca, orada bize danışanlarımız ile görüşmeden önce uygulamak üzere bazı rahatlama ve sakinleme egzersizleri eğitimleri verdiler. 2-3 dk'lık odaklanma ve yenilenme egzersizleri bana çok iyi gelmeye başladı. Bunlar sadece nefesi saymaktan ibaretti. Koyun sayar gibi aslında. Zihnin uçmasını engelleyip, ana dönmek ve kendi sorunlarımızdan sıyrılıp, sadece danışanımıza odaklanmak için. Ilk adımı burada atmıştım. Yaptığımız şeyin meditasyon diye bir adı veya kimliği yoktu. Farkında olmadan başlamıştım. Asıl değişim geçen sene Kasım ayında MBSR (Mindfulness Based Stress Reduction) programına başlamam ile oldu. Asıl amacım beraber çalıştığım kişilerin stres yönetimine destek olmaktı ama ben tamamen bir dönüşüme uğradım. Bu programdan o kadar etkilendim ki bunu herkese anlatmalıyım/öğretmeliyim diye MBSR eğitmen eğitimine başladım. Halen devam ediyor. Burada öğrendim ki meditasyon denen şey benim şimdiye kadar okuduklarımdan, araştırdıklarımdan çok daha farklı bir şey. Farkındalık sürecim böylece başladı. Ben adına meditasyon demekten imtina ediyorum çünkü ülkemizde dinle vs de karıştırılabiliyor. Ben ''oturmak veya durmak'' diyorum. Günde 12 dk oturdum, hayatım değişti! MBSR programı elle tutulup okunan bir şeydense, daha çok deneyimlere dayalı bir program. Deneyimledikçe, tecrübe ettikçe içselleşiyor. Benim için de öyle oldu. Şimdiye kadar öğrenmiş olduğumuz, kitaptan okuma, belgeli eğitimden çok daha farklı. Ilk başta ısrarla elime not verin diye diretsem de, zamanla kendimi sürece bıraktım. Dönüştükçe dönüştüm. Çok uzun oldu ama umarım hala okuyorsunuzdur :) Şimdi bu oturmaları nasıl yaptığımı anlatayım. Devamı yazıda da faydalarını ve beyne etkilerini anlatırım. Ben ilk duyduğumda çok şaşırmıştım çünkü. Yeni başlayan Eliminasyondayım, Farkındayım gruplarımda da bunları zaten uygulatacağım. Katılımcılar benimle birlikte bunları deneyimleyebilecek. 12 veya 20 dk oturma * Ben genellikle sabah uyanınca, kahvaltı öncesi yapıyorum ama en iyi zaman diye bir şey yok. En iyi zaman size en uygun zaman.. * Dik bir şekilde oturuyorum. Benim dizlerim ağrıdığı için meditasyon taburem var, onu kullanıyorum ama bağdaş da olur, bir sandalye de olur. Önemli olan sırtımızın dik olması. Eğer bağdaş kurduysak kalçamızı yukarı doğru destekleyen bir yastık önemli, bu sırtımızın dik durmasına yardımcı oluyor çünkü desteksiz oturduğumuzda kamburlaşmamız an meselesi. * Yaptığım tek şey nefesime odaklanmak. Ne özel bir nefes, ne de özel bir obje. Hayatımın normal akışında, her an benimle olan nefesimi seyretmek. Vücudumdaki izlerini, hareketlerini.. Bu esnada kopmalar oluyor, zihnim düne gidiyor, yarına gidiyor ama ben bunu farkedip ana geri dönüyorum. Hedef hiçbir şey düşünmeden heykel gibi oturmak değil. Zaten bu çok zor. Zihnin görevi düşünce üretmek ve o devamlı işini yapıyor. Biz sadece bunu seyredip, kenara alıp, tekrar nefesimize dönüyoruz. * Burnum kaşındıysa kaşırım, üşüdüysem giyinirim, terlediysem üstüme çıkartırım, Dino geldiyse ona dokunurum vs vs ... Bunların hiçbiri benim ''Oturma''mı bozmaz. Tekrar nefesime odaklanarak bıraktığım yere geri dönerim. Nefesim her an benimle ve benim içimde. * O ''hiçbir şey yapmadan/düşünmeden durmam lazım. Bunu yapamazsam meditasyon yapamıyorum demektir'' düşüncesi yapmamıza en büyük engel. İnanın dünyada bunu yapabilen insan sayısı bir elin parmağını geçmez sanırım. Olay düşüncesizlik değil, düşünce ve duygularımızı farketmek ve onlarla kalabilmek.. * Dışarıdan ne kadar çok uyaran gelirse o kadar iyi aslında. Bu uyaranlar bize her seferinde bunu farkedip nefesimize dönme antremanı yapma imkanı sağlıyor. Daha da güçleniyoruz. * İdeal vakit diye bir şey yok. 3 dk, 5 dk, 10 dk.. ne kadar yapabiliyorsam. Bazen banka sırasında, bazen birini beklerken. O esnada sinirleneceğime, nefesime dönüp o vakti sakinleşmek için kullanıyorum. İşte benim ''oturma, durma'' maceram böyle. Gördüğüm yararları ve beynin yapısıyla ilişkisini de ayrı yazıda anlatayım, bu çok uzadı :) Herkesi sevgiyle kucaklıyorum. #meditasyon #MBSR #Farkındalık #Oturma

  • Yavru Karga

    Bugünlerde ilk kez yavru kargalara şahit oluyorum. Bu mahalleye taşınırken, bu evde uyandığımız ilk sabahta ''burada kendimi bulacağım gibi hissediyorum'' diye yazmıştım. Bir sene oldu ve aynen böyle hissediyorum. Bu bir senede ben çok değişirken, mahallem de bu değişimime yardımcı oldu. Daha çok özüme döndüm. Sokaktaki insanlarla daha çok irtibat kurdum. Duvarlarla çevrilmiş site hayatından kurtulup kanatlarımı özgürlüğe açtım. Şu anda balkonda tahinli yoğurdumu yerken bu sabahki hislerimi yazmak istedim ki bunu unutmayayım. 3-4 gündür yavru kargaları görüyorum. Hem de ilk kez. Bir ay sonra 41 yaşında olacağım ve şimdiye kadar nasıl görmemişim şaşıyorum. Artık daha ''farkındayım''. Her şeyin.. Yaşadığım dünyanın, duygularımın, hislerimin, rüzgarın, sıcağın, soğuğun ve hayat böyle çok daha güzel. Otomatik pilottan çıktım ve dünyayı inceliyorum. 40 yaşımın bana hediyesi bu oldu. O yavru kargalar ne kadar tatlı öyle. Ben genelde kargalardan biraz çekinirim. Bir kaç kez kedilere saldırırken görmüştüm ve ne kadar güçlü olduklarını farketmiştim. Kargalar benim için azıcık uzaktan sevilmesi gereken canlılar fakat şu anda bebek kargaları gördükçe her güçlü canlının bir başlangıcı olduğunu ve ne kadar da minik minik adımlarla o güce ulaştıklarını görüyorum. İleride bir çok hayvana kafa tutacak güçte olacak karga, şu anda uçamıyor bile. Günlerce aynı yerde durup güçlenmeyi bekliyor. Bedeni büyümüş ama tüyleri daha bebek tüyü. Kıvırcık gibi. Gün ortasında, kaldırımın kenarında kafasını çevirip uyuyakalacak kadar bebek. Güç topluyor, acele etmiyor..''Cinsimin diğer üyeleri uçuyor, martılara kafa tutuyor, ben de yapmalıyım'' demiyor, sabırla bekliyor çünkü biliyor ki şu anda bunu yapmaya kalkışırsa doğa onu yutacak, izin vermeyecek. Bir tane yavru karga bizim sokakta var, bir tane yan sokakta. Her sabah, her akşam hemen hemen aynı yerlerde dolanıyorlar. Her dışarı çıktığımda hem onları görüp iyi olduklarından emin olmak istiyorum hem de güçlenip uçmuş olmalarını diliyorum. Bu tatil sabahında, balkonumda bu yazıyı yazarken yine doğadan ve hayvanlardan bir hayat dersi çıkartıyorum. Kanatlarını çırpabilmek, mücadele edebilmek, istediklerini yapabilmek ve özgürce yaşayabilmek için sabırla buna hazırlan. Doğru zaman geldiğinde doğa zaten bunu sana yaptıracak...''Uç bebeğim'' diyecek ve o zaman sen arkana bile bakmadan uçacaksın... #yavrukarga

  • Ev yapımı Cajun Baharatı

    Cajun Baharatımı kendim yaptım 😍🥰 Hazırlardan hiçbir farkı olmadı, hatta bence daha güzel oldu. Cajun baharatını pek severim, ızgara sebzelere, salatalara, etlere çok yakışır. Karnabahar popcorn’un dışına çok yakışır, aklınıza ne gelirse. Hazır olanlarda çin tuzu msg var. Tabii haliyle lezzet veriyor. En doğal haliyle aynı lezzeti yakaladım 💃🏼 Yapım süresi yok bile :) evdeki kavanozda duran baharatları karıştırınca, oldu bitti :) 2 yk sarımsak tozu ✨ 1 yk soğan tozu ✨ 1 yk kekik ✨ 1 yk karabiber ✨ 1.5 yk tatlı toz biber ✨ 1/2 yk çok acı biber (isteğe bağlı tabii :) ✨ 1 yk tuz Hepsini karıştırdım, kavanoza koydum ve doğru dolaba. Bunu neye atsanız, serpseniz müthiş bir lezzet elde edersiniz :) ✨ Sarımsak ve soğan tozum yüzde yüz, katkısız toz Naturelkapowders #cajunbaharatı #baharat

  • Sema'nın favori baharat karışımı

    2 gün önce farkettim ki yemeklerime genelde hep aynı baharatları koyuyorum. Her bir kavanozu her seferinde buzdolabından çıkartıyorum, tek tek açıyorum, yemeğe ekliyorum ve geri kaldırıyorum. Yahu ben bunları neden birleştirmiyorum diye ışık yandı beynimde 💡. Hepsini karıştırıp tek bir kavanoza koydum. Şimdi açıp sadece bu karışımı ekleyeceğim 😍 Özellikle kurubaklagillere, omlete bu karışım çok yakışıyor. ✨ 1 yk kimyon ✨ 1 yk kişniş ✨ 1/2 yk zerdeçal ✨ 1 yk karabiber ✨ 1 yk sarımsak tozu Sema’nın favori baharatları karışımı 🥰 Özellikle kuru baklagiller ve yumurtalarda çok yakışıyor. Buzdolabında hazır durması bana çok kolay oldu. #baharat #favoribaharat

  • Sarı Mercimek Ekmeği

    Bu akşam yemeğim tam bir yazlıkçı tabağı oldu. Ne zamandır canım ekmek istiyordu. Daha önce yapmış olduğum karabuğday ekmeği mantığı ile ilerleyip sarı mercimekten ekmek yaptım. Mercimek çorbası tadında olacak diye korkuyordum ama yüzümü kara çıkartmadı :) Malzemeler son derece basit ve az. 1 sb sarı mercimek (kırmızı ve yeşille de olur ama sarının tadı daha nötr olduğu için tercih ettim) 1/2 sb su 1 yk çekilmiş keten tohumu - yerine dilediğiniz 2 kaşık un olur. Biraz toparlasın diye koydum. 1/2 çk karbonat 1/2 çk baharat karışımı (linke tıklayarak favori baharat karışımıma ulaşabilirsiniz) Tuz Ben ekstradan kuru domates koydum. Yerken yeşil zeytinin çok yakışacağını düşündüm. Siz yaparken yeşil veya siyah zeytin parçaları koyabilirsiniz. Mercimekleri bir gece suda beklettim. Ben suda bekletirken içine 1 yk yoğurt da koyuyorum ki biraz fermente olsun ve gaz yapmasın. 24 saat sonunda mercimekler şu şekilde yumuşamıştı. Mercimekleri yıkadım, beklettiğim suyu döktüm. Rondoya yıkadığım mercimekleri ve 1/2 sb yeni, temiz suyu koydum. Rondoda çektim. Mercimek ve su 2 dakikada krep kıvamını aldı. Ben kıvam biraz cıvık oldu diye endişe ettim ve keten tohumunu ekledim. Suyu biraz daha az tutarsak buna gerek de olmayabilir. Un koymak istemediğimden keten tohumu koydum. Siz dilerseniz tam bu oranlarda yapıp 2 yk istediğiniz unu koyabilirsiniz. Krep kıvamından biraz daha koyu bir kıvam elde ettim ve sonra içine küçük kestiğim kuru domatesleri, baharatları ekledim. Bir fırın kabına yağlı kağıt serip hamuru döktüm. Üstüne azıcık zeytinyağı gezdirdim ve çörek otu ile süsledim. 170 derece önceden ısıttığım fanlı fırında pişirdim. Bir Sema klasiği olarak yine saate bakmayı unuttum ama sanırım 35-40 dk sürmüştür. Şu şekilde göründüğünde ve kürdanı sokup da kuru çıktığını gördüğümde fırından aldım. Kesmek ve tadına bakmak için soğumasını bekleyemedim ve ellerimle somun ekmek koparır gibi kopardım. O kadar güzel olmuş ki. Bayıldım. Akşam için yemeğim olduğu halde menüyü değiştirip hemen kendime yazlıkçı akşam yemeği hazırladım. Yazlıkta mıyım? Hayır değilim ama bana küçüklüğümün Kumburgaz tabaklarını hatırlattı :) İçini de göstermektesin için şu fotoğrafı çektim. Hiç ıslak olmayan, çok güzel bir doku oldu. Peki her tabağın başında duran ve kendisine yapıldığını sanan Dino'ya ne desem :) Kendisi de çok beğendi :))) Deneyecek olanlara şimdiden afiyet olsun. Enfes ve çok doyurucu oldu. #mercimekekmek #ekmek #Glutensizekmek #glutensiz

  • Glutensiz Mercimekli Köfte

    Bu dünyada en sevdiğim şeylerden biri Mercimekli Köfte ama her yedikten sonra inanılmaz bir şişkinlik yaşıyordum. Glutensiz, bulgursuz halini yaptım. İnanın gerçekten orjinalini hiç aratmadı... 1 sb kırmızı mercimek (ben 24 saat 1 yk yoğurt eklediğim suda fermente ettim. Böylece gaz yapma ihtimalini daha da azaltmaya çalıştım) 1/2 sb kinoa - 2-3 kez yıkanmış 2 sbna yakın su Bir tencereye hepsini koydum, azıcık tuz attım ve pişirmeye bıraktım. Iyice suyunu çektiğinde pişmiş oluyor. Yalniz ben mercimekleri 24 saat suda beklettiğim için daha çabuk pişti. Eğer siz suda bekletmeden yaparsanız kaynatma suyu miktarını biraz daha arttırmanız gerekebilir. Suyunu çekince kapağını kapattım, biraz dinlenmeye bıraktım. Aynı anda bir tavada 1 kuru soğanı bol zeytinyağı ile soteledim. Içine 1 yk domates salçası, 1 tk acı biber salçası koydum. Mercimekli karışıma ekledim, iyice yoğurdum. Bol da maydanoz ve dereotu ekledim. En son bol sumak ve 1/2 limon suyu koydum. Ben mercimekli köfteyi ekşi cok severim. Isterseniz limonu koymasanız da olur. Şişkinlik yok, harika lezzet var :) #mercimekliköfte #glutensiz

  • Sema'nın doğal deodorantı

    Aylardır kullandığım doğal deodorant. Bugüne kadar o kadar çok doğal deodorant denedim ki, hiçbirini tam beğenemedim. Bir yerlerde yetmedi. Bu çözümüm oldu :) Hindistancevizi yağlı olanlara mesafeliyim. Hindistancevizi yağının uzun vadede gözenek tıkama riski var, ki bu kolaltı için hiç istemediğimiz bir şey. Piyasadakilerin çoğu hindistancevizi yağlı ve de çok spor yaptığımda falan rahatsız oldum. Malzemeler hep kullandığım yüz kremi ile çok benzer. O malzemeleri bir kez alıp, evde parti yapıp, arkadaş buluşmanızı doğal kozmetik yapma şeklinde eğlenerek geçirebilirsiniz 😊 hem de malzemeleri bölüşmüş olursunuz 😊 . ✨ 30 gr shea butter, bu zaten krem yapımından elimizde var :) ✨ 10 gr balmumu ✨ 20 gr kakao yağı - bunu da bir kez alıp hem deodorant yapımına hem de çikolata yapımına kullanabilirsiniz 😉 bir taşla iki kuş. Çikolata yapımı Yemişli Çikolata postumda. ✨ 20 gr karbonat - bu zaten mutfakta var ✨ 20 damla lavanta - bu da krem yapımından var (Yıldız adaçayı ve ıtır önermişti ama ben lavanta kullandım) . Kakao yağı ve balmumunu beraber benmari eritiyoruz (aynı krem yapımında videoda gösterdiğim gibi) Bir diğer kapta shea butterı benmari eritiyoruz ve içine karbonatı ekliyoruz. Hızlıca ve iyice karıştıyoruz. Karbonat dibe çökmeden lavanta yağını da ekliyoruz. Bu karışımı diğer kapta erimiş olan kakao ve balmumu karışımına ekliyoruz, kavanoza aktarıyoruz. İşte bu kadaaaar 😍 çok basit ve inanılmaz bereketli. Donunca sert bir kıvamı var. Ben minik bir kaşıkla alıp, elimin ısısı ile 2 sn yumuşatıyorum ve sürüyorum. Ne emme sorunu ne de kıyafetlere bulaşma sorunu var. Muhteşem koruyor. Şu elimdeki minicik kavanozu 3 aydır kullanıyorum ve daha yarıya bile gelmedi. Bu tarifle bu kavanoz gibi 2 tane çıkıyor yani bir sene gider. Özellikle ergen genç kızları olan anneler. Nolur ama nolur klasik deodorantları kullanmayın. Kızlarımızı bunlarla başlatın. Erişkinler de nereden başlasa kardır. İki senelik doğal deodorant denemelerim sonucu benim için en iyisi budur 👌🏻 Not : Siz sormadan ben yazayım 😊benim malzemelerim shea butter ve lavanta Home made aroma terapi Kakao yağı Biostore balmumu Besiktas Kirkambar Bu deodorantın formülü sevgili arkadaşım Yıldız Kurt'a aittir. #deodorant

  • Sibel K. Mutlu Son

    6 aylık çalışma sonunda ''acaba bana niye mesaj atmıyıor, ilk ben mi yazsam, yok yok bekleyeyim'' diye düşünen, koç-danışandan çok daha öteye geçen bir ilişki...Sibel beniilk aradığında ''günde sadece 1,5 saatlik enerjim var, onu da çok dikkatli kullanmam lazım'' demişti. 2 kilo vermek ve enerji yükseltmek için başlayan çalışma yine çok sağlam bir dostluğa ve kendimizi keşfetme yolculuğuna döndü. Sibel'in 6 aylık dönüşümünü gururla sunarım :) Programa başlamadan önceki 3 önemli hedefim: - Enerjik hissetmek. Candida probleminden kurtulmak. - Kilo vermek ve şişkinlikten kurtulmak - Bilinçli beslenmek ve kan şekerimi dengede tutmak. Yemek sonrasi tatlı isteğinden kurtulmak Koçum bana hedeflerime ulaşmam için şu şekilde yardım etti: Farkındalığımı arttırarak ve her zaman çözümler/alternatifler sunarak. Sürekli motivasyonumu yüksek tutarak. Tüm program boyunca her an yanımda olarak. Günlük birden fazla kez iletişimde kalarak Programa başladığımdan beri fark ettiğim en büyük değişim: Enerjim arttı. Aşırı şekilde devam eden gaz sancılarım bitti. Candida probleminden kurtuldum. Ideal kilomun farkına vardım. Istediğim kiloya saglıklı beslenerek ulaştım. Ayrıca, sadece bedensel olarak değil mental olarak da bilinçlendim ve kendimle ilgili farkındalığım arttı. Koçumu şöyle tanımlayabilirim: Aşırı pozitif ve pozitifliğini etrafına yayan bir insan. En zor zamanlarda yargılamadan birden çok alternatif sunup motivasyonunuzu yükselten ve bağımlılık yaratan, pozitif enerjisinden vazgecemediğiniz. Bu programı şöyle problemler yaşayanlara öneririm: Tatlı isteği duyan, sürekli tatlı isteyen herkese. Bu tatlı istekleri nedensiz değil. Çok rahat eğlenerek ve motivasyonu en yüksek zorlanmadan kilo vermek isteyenlere. Spesifik hastalıklari olan, otoimmun hastalıkları, candida problemi olanlara. Enerjisi dusuk olan insanlara. Aslında ben bu programı problemi olmasa bile beslenme ile ilgili farkındalığını arttırmak, beslenme biçimini değiştirmek ve doğru bildiği yanlışlardan kurtulmak isteyen herkese öneririm. Eklemek istedikleriniz: Psikolojik ve bedensel olarak harika bir 6 ay geçirdim. Baslangıçta hiç düşünnemediğim bir farkındalığa ulaştım. En önemlisi de Sema'yı tanıdım. Her çalıştığım kişide sadece ben onlara vermiyorum. Onlar da bana bir sürü şey katıyorlar. Birlikte bir yolda el ele yürüyoruz ve yollarımız kesişti ise, mutlaka bunun bir nedeni vardır. Sibel ömür boyu hayatımda kalacak dostlarımdan oldu... #mutlusonlar #mutluson #danışanlar

  • Nohutlu Karnabahar

    Kışın kurtarıcı sebze yemeklerinden biri. Instagram'da kayboluyor diye ana fikri vermek açısından buraya eklemek istedim. Fikir benden, evdeki malzemeye göre çeşitlendirmek sizden :) Karnabaharları incecik kestim. Sade yağ (tereyağ da, zeytinyağı da olur) koyduğum tavada çevire çevire soteledim. Biraz tuz attım. Ben sebzeleri çok pişmiş yemiyorum. Diri kalınca daha doyurucu oluyor. Bir diğer tavada da haşlanmış nohutları yine sade yağ, zerdeçal, karabiber, kimyon ve tuz ile soteledim. Nohutun en sevdiğim hali bu. Karnabaharları sarimsaklı yoğurt ile karıştırdım. En üste de baharatlanmış nohutlar ve hazııırrr Bunu dilediğiniz sebzeye de uyarlayabilirsiniz. Ispanak, pırasa, brokoli, lahana...ne isterseniz, nohut yerine mercimek de olur, kavrulmus kıyma da olur. Çok fazla şekle girebilir. Deneyecek herkese afiyet olsun :) #nohutlukarnabahar #sebze

  • Ece. K Mutlu Son

    Yola kilo vermek diye çıktık fakat yolculuğumuz Ece'nin bedenini keşfettiği, yeme düzenini tamamen değiştirdiği, kendi ile tanıştığı bir yola dönüştü. 5 aylık serüvenimizin sonucu pek güzel oldu :) Programa başlamadan önceki 3 önemli hedefim: - Kilo vermek (60'ların altına inmek) 10 seneden beri inmediğim bir kilo olduğu için önemliydi - Bedenimi dinlemeyi öğrenmek. (Hangi beslenme şekli bana uygun, hangi besinler iyi geliyor? Hangileri kötü geliyor? - Kilo verme ve alma süreçlerini durdurmak, dengelemeyi ve korumayı öğrenme Koçum bana hedeflerime ulaşmam için şu şekilde yardım etti: -Sema, hedeflerime ulaşırken, sakin adımlarla önce günlük yemem gerekenleri öğretti. Ki itiraf edeyim bu önce bana zor geldi, ancak sonrasında kafamda beslenme ile ilgili bir çok şeyin oturmasına yardımcı oldu. Ne kadar neyi yemeliyim ve bunu öğrendim. Bu hayatıma ciddi bir bilinç kattı. -Alkolü azaltmama yardımcı oldu. İçtikten sonra da kafama kazınan kurallarla hayatımı dengelemeyi öğrendim. -Sindirim sistemimde sıkıntılar olduğu için, daha önceki rejimlerde doğru yönlendirilmediğim için hemen pes edip, eski sisteme dönüyordum. Bu sefer hayatımda ilk defa sindirim sistemimi düzenlemeyi öğretti. -Korktuğum beslenme şekillerini uygulamama yardımcı oldu. Daha önce duyup, yapabileceğimden emin olmadığım şeyleri hayatıma adapte ettim. Şu anda beslenme şeklimi dengeleyebileceğimi bilmek beni rahatlatıyor. -Kolay ve hızlı tarifleri ile- ekmeğin yerine geçecek şeyleri hızlı bir şekilde yapan ve hayatıma yerleştiren bir insan olmama yardımcı oldu. -Bir türlü hayatıma rutin olarak sokamadığım sporu, programın son ayında hayatıma entegre etmeyi öğrendim. Verdiği öneriler ile kafamda büyüyen ve hep ertelediğim spor yapma ile ilgili kendi disiplinimi koymama yardımcı oldu. Programa başladığımdan beri fark ettiğim en büyük değişim: - Yiyeceğim yemeklere daha bilinçli karar vermeyi öğrendim. Vücudumun tepkisini gözlemleyerek, bana iyi gelip gelmediğini anlamaya başladım. Bu da vücuduma iyi gelmeyen bir şeyi vücuduma almamayı öğretti. Örneğin normalde bira içmeyi çok seven biriydim. Sema'nın önerileri ile 4 ay boyunca çok az içtim. Bir Cumartesi akşamı, dışarda yağmur içerde güzel bir film bulmuşken, aklıma bir anda gelen kaçamak isteği ile biraya içmeye yöneldim. Aslında evde başka içecekler de vardı, ama içimde yasakları delme isteği olduğu için o birayı içip, keyif yapacaktım. Ancak birayı içerken, hissettiğim rahatsızlık o kadar belirgindi ki. Zorla bitirdiğim bira sonrasında, midemin verdiği tepkilerin geçmesi belki 3 saat sürdü. Bunu net bir şekilde yaşadıktan sonra, çook özel bir bira olmadıkça, vücuduma iyi gelmeyen bir şeyi vucuduma sokmama kararı aldım. Bence bu büyük değişim. - Onun dışında üşenmeden mutfağa giriyorum. Kendime inandırdığım ''ben o kadar sağlıklı ve dikkat eden bir insan değilim'' tanımlaması gitti sanırım. Bir de gururla 36 beden olmam sanırım en büyük değişiklik. Koçumu şöyle tanımlayabilirim: - Sema bence danışanını yavaş yavaş hazırlayarak, değişimine yardımcı olmakta oldukça motive edici. Her şeyi adım adım hayatınıza yerleştirmeye yardım ettiği için sizi sabote etmek isteyen düşünceler yavaş yavaş evriliyor. - Olaylara sadece kilo vermek/ almak olarak bakmadığı için, geçirilen psikolojik dönemlerde yaşadığınız aydınlanmalara da bütünsel bakış açısını sunuyor. Bu anlamda desteklendiğinizi düşünmek sizi rahatlatıyor. - Hem otorite gördüğünüz, hem de sizi anlayan birini karşınızda görmek rahatlatıcı oluyor. Böyle kaçamaklarınızı gizlemediğiniz gibi, uzun vadede onun söylediklerine uyum sağlayabiliyorsunuz. Bu programı şöyle problemler yaşayanlara öneririm: Beslenme konusunda gerekli bilinci olmayanlar Kilo verip verip, alanlar Hayatında disiplin arayanlar Bağırsak ve sindirim konusunda sıkıntısı olduğuna inananlar Muhteşem geri bildirimi için Ece'ye çok teşekkür ederim. Benim için de harika geçen bir 5 ay oldu. Çok zevkle çalıştığım biriydi ve 30'lu yaşlarının başında, hayatına sağlık ve bilinç kattığımız için inanılmaz mutluyum. #mutlusonlar #mutluson

  • Gece saatleri, buzdolabı önü nöbetleri

    Genelde sizin sorularınız bana haftalık yazılarımı belirlemede etken oluyor. Ben genelde akşam yemeklerimi sadece salata ve çorba ile geçirdiğimi söylemiştim ve aranızdan bana çok fazla şöyle yorumlar gelmişti. "Akşam yemeğini hafif geçiremiyorum, akşam çok acıkıyorum, akşam yedikçe yiyesim geliyor"... gibi. Baktım ki bu çok kişinin sorunu, bunu biraz anlatayım dedim. Akşamları kendinizi buzdolabının önünden alamıyorsanız, sizi bu yazıya alayım :) Öncelikle akşam yemeğini erken saatte yemek ve hafif bir şeyler yemek sağlık için çok önemli. Akşam saatleri ve gün batımı yaklaştığında metabolizmamız artık yavaşlamaya başlıyor. Güneşin batışı ile vücutlar da sakinlemeye, dinlenmeye ve uykuya hazırlanıyor. Vücudumuzun gece görevi detoksifikasyonu devreye sokmak. Tüm gün aldığımız toksinleri temizlemek ama biz vücudun başına akşam saatlerinde sindirim işi çıkartırsak, hem yapması gereken detoks işlemini tam olarak yapamıyor hem de sindirimi tam gerçekleştiremiyor. Akşam yemeğini en geç 19:00, hatta daha da güzeli 18:00 gibi bitirmek ideali. Sebze, salata, çorba gibi seçenekler akşam yemeği için çok uygun. Vücudun akşam yemeğini az ve erken yemeye alışması bir süre alıyor. Bu süre zarfında gece acıkmaları olabiliyor. İlk başlarda geçiş sürecinde bu gece acıkmalarını salatalık, havuç, marul gibi şeylerle yaparsanız çok iyi olur. Kendinizi, elinizi ve ağzınızı oyalamış olursunuz. Bu geçiş sürecinden sonra zaten bunun rahatlığına alışınca gece veya geç yemek alışkanlığınız ortadan kalkmış olacak. Bunu gündüz de tüm besinlerinizi aldığınızı varsayarak söylüyorum. Şayet gece hala yemek isteği geliyorsa bu, gündüz bir şeylerin eksik kaldığını gösterir. Gündüz yumurtanızı, yoğurdunuzu, kuru baklagilleri, iyi yağları, etinizi, sebzenizi, meyvelerinizi tam yediğinizden emin misiniz? Önce kendinize bunu sorabilirsiniz. Eksik olan neyse (ki bu genelde meyve olur), akşam tatlı isteği olarak açığa çıkıyor. Tabii ki bir de işin psikolojik yeme kısmı var. Hem gündüz tüm besinleri alıp doyduysanız hem de hala akşam kendinizi durduramıyorsanız, sizi doyurması gereken diğer noktalara da bakabilirsiniz. Aşk, sevgi, kariyer, maneviyat, egzersiz, neşe, hayattan zevk almak vs vs. Bu noktalardaki açlık da akşam buzdolabı önü nöbeti olarak karşımıza çıkar. Bizi doyurması gereken bir sarılma belki ama şayet ona uzaksak, kendimizi çikolatanın kollarında bulabiliriz. Bu açlıklarda da yine doğru noktayı doyurarak yeme ataklarını engellemiş olabiliriz.. #geceyemekleri #buzdolabınöbetleri

  • Muzlu Çikilop

    Çok sevdiğim muzlu çikiloplarım ile herkese merhaba :) Perşembe gününden beri heyecandan çıldırdım :) Hep kitabımdan bahsetmek istiyorum, yazdıklarımı anlatmak, sizlerin bana yazdığınız harika geri bildirimleri anlatmak istiyorum ama bir yandan da normal hayata ve paylaşımlarıma dönmeliyim, değil mi 😊 Hani yeni aşık olanlar hep aşık olduğu kişiden bahseder ya, ben de şu anda sadece kitabımdan bahsetmek istiyorum.. Cuma gecesi bütün gün yaşadığım heyecandan dolayı resmen hiperaktivitem coştu ve uyuyamadım. Gece 12'de mutfağa girdim, 2'ye kadar yemek yaptım. Bu da gece 12 mahsullerinden çünkü çok basit ve çok güzel 😊 Bu çikiloplar daha önce paylaştığım Un Helvası tarifinden türeme. O kadar kolay ve lezzetli ki evde kararmış muz olunca ilk yaptığım. Geçenlerde bir arkadaşım mesaj atmış, ”Sema bunlar harika oldu, yaptıkça seni anıyoruz” demiş. “Bunu bir kez daha hatırlatmalıyım, hem de bize kitap kutlama tatlısı olsun” dedim. Nazar boncuklu tabağıma da koydum 😊 Malzemeler * 2 tane yerli muz veya 1 büyük muz * 3 yk tahin * 3 yk hindistancevizi unu (yulaf unu ve ezmesini rondodan gecirerek de deneyen de oldu, oluyor ama miktari arttirmak gerekir. Eger oyle yaparsaniz mutlaka kuru hindistancevizi 1 yk eklemenizi oneririm) * 1 yk keciboynuzu özü veya pekmez, bal * Dışına bulamak için kakao Kakao hariç hepsini yoğuruyoruz. Yumuşak, hafif ele yapışan bir hamur oluyor. Tadına bakabilirsiniz, eğer tatlı tadı az gelirse sıvı tatlandırıcıyı arttırabilirsiniz. Ben çok az tatlı sevdiğimden bu bana yetiyor. Ellerimizi islatıp toplar yapıyoruz. Sonra kakaoya buluyoruz. Bu kadar, oldu bitti 😄 İçinde hiçbir hayvansal gıda olmadığı için buzdolabında günlerce duruyor. Ben şimdi önce yürüyüşe, sonra da yine cadddeki D&R'ları gezmeye. Sanki her gün uğramazsam çocuklarını terk etmiş anne gibi hissediyorum kendimi. Soran olursa çok güzel delirdi derseniz :) #şekersiztatlı #şekersiz #muzlu

Arama Sonuçları

bottom of page