• Sema Özpekmezci

Bedeninizle İletişimde Kalmak

En son güncellendiği tarih: Eyl 10

Daha önce bedenle irtibattan bahsetmiştim. Bedene neden bu kadar önem veriyoruz? Çünkü her türlü duygunun karşılığı bedende. Sinirlenince bedeninizde olanları düşünün. El ayak titremesi, terlemesi, kalp çarpıntısı, sırttan akan soğuk bir ter, gözlerin açılması, beyne doluşan hareket. Başka bir duyguya geçelim. Sevinince bedeninizde olanları düşünün. Arzu duyunca, kıskanınca, mutlu olunca, sevinince. Bunlar hepsi bedende karşılık bulmuyor mu? Peki o zaman bedenle, duyguları nasıl ayırabiliriz?

Kediler korkunca, tehdit hissedince tüylerini dikip, yükseliyor. Köpekler sevinince kuyruklarını sallıyor. Bunların hepsi evrendeki tüm canlıların duygularının bedende karşılık bulması sonucu oluyor. İşte bu yüzdendir ki kendinizi, duygularınızı tanımak için bedenle irtibata geçin diyorum. Biz MBSR’da bunu farklı egzersizler ile yapıyoruz. Zaten MBSR’ın dünya çapında bu kadar başarı elde etmesinin sırrı da buradan geliyor, sadece özümüze dönüyoruz. İnsan olup unuttuğumuz şeylere.

Her gün ama her gün istisnasız 10 dakika oturup bedeninize bakın, neler oluyor. Duyguları algılamanın farkındalığı bedene yönlendirmekle oluyor. Mesela çok kızdığınızda bedeninizde olanları yakaladığınızda zamanla kızgınlık zihinde belirdiğinde onu daha kolay yakalamamızı ve tepkimizi seçmemizi sağlıyor. Başımıza açılan tüm işler kontrol edemediğimiz tepkilerimizden çıkmıyor mu zaten?

Size iyi bir haberim var. Beyin eğitilebilir, spor yapmak gibi ama yerinizden kalkmanıza gerek de yok hahahah. Bu haberi sevdiniz değil mi? Anlatacağım. :)


Peki beslenme ile bağlantısına gelirsek…Duygusal yeme, en çok gördüğüm şey. Nedeni, duygularımızın bedende açtığı tepkileri görmeme, yok saymak ve yemek ile bunları bir güzel sıvamak. Sonra üstüne şişmek, pişman olmak, yine bedeni görmeyip tekrar tekrar yemek, kendinize kızmak gibi bir kısır döngü.


Sevgiler,

Sema Özpekmezci

363 görüntüleme