top of page

Boş arama ile 470 sonuç bulundu

  • Kilo almışsın, kilo vermişsin...

    Ben bazen Instagram hesabımda “hangi konuda yazmamı istersiniz” diye soruyorum ve genel soruların uygunluğuna göre konu belirliyorum veya en çok istenenleri sıraya diziyorum. Yne böyle sorduğum bir postta gelen isteklerin çoğu psikolojik yemek, yemek bozuklukları ile ilgili yazmamdı. O kadar üzüldüm ve buradan fark ettim ki çoğumuzun yemek ve beslenme ile ilgili sorunları var. Bu beni uzun uzun düşünmeye teşvik etti. Hepimizin yemek ve beslenme ile ilgili farklı bir bağı var. Bu daha annemizi emdiğimiz zamanlardan geliyor. Biliyorsunuz bebekler annelerini emerken hem bedenen doyma hem de ruhen doyma hissini yaşıyorlar. Anneden gelen güven duygusu ve sevgi bağı ile beslenmeyi otomatik olarak kafamızda birleştiriyoruz. Beslenmek zevk, eğlence, güven, sevgi, her şey oluyor. Erişkin olduğumuzda hayatımızdaki farklı sorunlar bizi yine o güven duygusunu, anne sevgisini bulacağımız yere götürüyor, beslenmeye. Şayet bu konuda biraz zayıfsak yemek bozuklukları oluşuyor. Yani aslında bunları oluşturan maalesef hayatımızdaki çözemediğimiz diğer sorunlar. Yemek ile ilgili sorunumuz varsa öncelikle hayatımızın diğer taraflarını düşünüp oralardaki ihtiyaçlarımızı gidermek beslenme sorunlarını çözmek için açacağımız bir kapı olacaktır. Öncelikle kendimi düşündüm. Ben hayatım boyunca hep balık etli bir kadın oldum. Zaten 5 kilo doğmuşum. Doğumdan kısa bir süre önce doktor anneme yaptığı kontrolde ''Bir fil geliyor, hazır olun'' demiş. Daha doğmadan, hem psikolojik hem de fizyolojik olarak uğraşacağım etiket üstüme yapıştırılmış. Hiçbir zaman zayıf biri olmadım. Ailemdeki kadınların da hiçbiri manken gibi değil. Hepimiz klasik Türk kadını tipindeyiz. Bu işler biraz da genetik. Bizi biz yapan aile büyüklerimizin izlerini bedenimizde taşıyoruz. Hep balık etli olduğumu ve olacağımı bildiğim halde yine de ben kilo alınca dünyanın en mutsuz insanlarından biri oluyorum. Hayatımda beni çok seven ve her zaman olduğum gibi kabul eden bir eşim var. Hiçbir zaman kilo veya görüntü baskısını üstümde hissetmedim. Sağlığım yerinde ve bu sağlığı gerçekten senelerce tırnaklarımla kazıyarak zor elde ettim. Bunları bildiğim halde zaman zaman aldığım 2-3 kilo beni her zaman mutsuz etti. Genelde hep yazları kilo aldım ve her Eylül mutsuz oldum. Her Eylül'de bunun icabına baktım. Bunun nasıl yapılacağını çok iyi biliyorum ama sorun içine girdiğim psikoloji. Bunlara kafa yorunca vardığım bir sonuç daha oldu. Geçen Eylül'de tatildeyik ve kaldığımız otelin odasındaki ayna en az bir beden küçük gösteriyordu. Aynayı söküp eve götürmek istiyordum. Günlerce gözlerimi alamadım ama yine düşündüm. Aslında ben içinde olduğum bedenden ve görüntüden memnunum fakat niye bu kadar kafama takıyorum çünkü hep etrafımdaki diğer kadınların ne düşüneceğini düşünüyorum. Biz kadınlar bunu birbirimize yapıyoruz. Birbirimizi gördüğümüz an nasıl olup, nasıl hissettiğimizden önce birbirimize “kilo almışsın, kilo vermişsin” diyoruz. Bir kadın bedeni sadece alıp verdiği kilolardan mı ibarettir? Genelde bunu erkekler de yapmaz. Ben buradan genel bir çağrı yapıp bunu artık durdurmamızı rica ediyorum. Ufak ufak birbirimizin ruhlarını tahrip ediyoruz. Birbirimizi gördüğümüzde öncelikle nasıl olduğumuzla, mutlu veya mutsuz olduğumuzla ilgilensek, “nasılsın?” dediğimizde bunu gerçek anlamı ile sorsak, birbirimizi sokaklarda tepeden tırnağa süzmesek (ben de yapıyorum), üzerimizde yarattığımız bu psikolojik etkiyi azaltabiliriz. Kadınlar olarak sadece alıp verdiğimiz kilolarımızdan oluşmuyoruz. Bizlerin daha binlerce özelliği, ruhu, hissi var. Hepimiz içinde olduğumuz bedenleri en iyi şekilde besleyip, elimizden gelenin en iyisi yapıp, sonra da bu bedenlerin içinde bir şekilde mutlu olmayı öğrenmeliyiz. Hepimizin olan bu genel sorunu çözmek için de hep beraber “kadın gücü” oluştursak, bunu uygulasak, çok daha mutlu olmaz mıyız? Sizlerin de böyle algıları, sorunları varsa yazın bana, konuşa konuşa çözümlerimizi bulalım, bilinçlenelim. Hepimiz bedenlerimiz ile daha mutlu olalım. Bu genel sorunu yine birbirimize yardım ederek çözelim. Herkese sağlıklı, mutlu ve şekersiz günler dilerim... #hthayatyazılarım #yazılarım #beslenmepsikolojisi #psikoloji

  • Tatilde Beslenme

    Herkese tatil öncesi bir son günlerden merhaba :) Malum tatil sezonu başlıyor. 2 gün sonra bayram. Yaz Ramazan ile başladığı için genelde tatilleri hep şu andan sonraya erteledik. ''Her şey iyi hoş da, tatilde nasıl sağlıklı beslenmeye devam edeceğiz, yollarda neler yiyeceğiz, kaçamak yapınca nasıl dengeleyeceğiz'' diye sorarsanız, ben bu süreci nasıl geçirdiğimi anlatmak istedim :) Genelde, tatilleri istediğimizi yemek ve içmek fırsatı gibi görüyoruz. Hep bi hakediş duygusu taşıyoruz. Bütün sene bugünleri beklemişiz, çok çalışmışız ve herşeyi yemek hakkımız! Ama bir de bunun sonradan gelen pişmanlığı var..Bu pişmanlığı yaşamadan tatilimin keyfini nasıl çıkartıyorum? Doğru tercihleri yapmak Yola çıkacağınız gün için evde bazı sağlıklı hazırlıklar yaparsanız yolda sandviç yemek zorunda kalmazsınız. Bir kavanoz içine hazırlayacağınız yoğurt, meyve ve yulaf ezmesi sizi uzun süre idare eder. Evde kendinizin hazırlayacağı tam buğday ekmeğine sandviç de uçak veya mola yeri sandviçinden çok daha iyi olacaktır. Yanınızda taşıyacağınız badem, fındık, ceviz, kuruyemiş, kuru meyve ve şekersiz katkısız barlar yol boyunca gözünüzün dönmesine engel olur. Otelde veya kalacağınız yerde kahvaltıda bol domates, salatalık, yeşillik, peynir, yumurta, zeytinle tabağınızı doldurabilirsiniz. Kahvaltınızın üstüne de yiyeceğiniz bir yoğurt ve meyve ile tokluğunuzu perçinlemiş olursunuz. Her gittiğiniz yerde isteklerinizi söylemekten lütfen çekinmeyin. Geçen sene bizim kaldığımız otelde kahvaltıda yoğurt yoktu ve ilk sabah bir kase yoğurt istedim. İkinci sabah bir baktım kahvaltıların arasına yoğurt da eklenmiş. Hem kendime katkım oldu hem de insanların yoğurdu görüp belki de yemelerine teşvik etmiş oldum. Beni en çok tutan kahvaltılardan biri olan yoğurt ve tahin/meyve karışımımı yine tatilde de sağladım. Tabii ki tatil demek normal rutinimizin dışına çıkmak oluyor. Her zaman kendi evimizdeki yemek lüksünü dışarıda bulamıyoruz ama gittiğiniz yerde arama motorlarına veya restaurant aplikasyonlarına ‘’ev yemeği’’ diye yazıp aratırsanız tatil yörelerinde inanılmaz lezzette ev yemeği yapan yerler bulabilirsiniz. Ege’nin, Akdeniz’in o harika teyzeleri, çok lezzetli yemekler yapıyorlar. Bir de paket yapıp yanınıza veriyorlar, tecrübe ile sabittir J Gitmeden bu yerleri bulup kaydetmenizi öneririm. Ertesi gün hapı ‘’Sema iyi hoş söyledin, bunları zaten biliyoruz ama canımız istedi börekleri, tatlıları yedik’’ derseniz de :) Bunun da çözümü var. Kaçamaklar kesin oluyor zaten. En azından, o anlarda da yediğiniz şey için suçluluk hissetmeyin ve tadını çıkartın. Ertesi gün hapımız var… Lütfen tatil bavulunuza spor ayakkabınızı koyun. Bu iyiliği kendinize yapın. Bir kez bunun tadını aldığınızda bundan sonraki her tatilinizde bavulunuzun vazgeçilmezi spor ayakkabı olacaktır. Sabah kalkıp kahvaltı öncesi deniz kenarında yürümenin keyfi hiçbir şeyde olamaz. Hem gününüz enerjik geçer hem de bir gün önceki kaçamaklarınızı biraz da olsa ekstra hareket ile yakmış olursunuz. Yürüyüşten sonra da gün içinde bol su içip çok sebzeli, salatalı bir gün geçirdiğinizde bir gün öncesini dengelersiniz. Fazla yemenin ertesi gün hapı bu yöntemdir ve hasarsız çıkarsınız. Tatilde en güzel şey aktif olabilmektir. Yediklerimizin ağırlığı ile çökmek değil de hafif yiyecekler ile hareketli olmak bence bir tatili en rahat kılan şeydir. Tatil demek rutinleri unutup, keyif yapmaktır. Her anınızın tadını çıkartın lütfen. Sabahları da bir begonvile günaydın demeyi unutmayın :) Herkese sağlıklı, mutlu ve şekersiz bir bayram dilerim.

  • Yemişli Bitter Çikolata

    Benim normalde canım pek çikolata istemez. Geçen hafta resmen bitter çikolata aşerdim. Hazır çikolata hiç almıyorum. İçlerindeki şekerden çok, koruyucu maddelerden vs korkuyorum. Hem de evde yapmak o kadar kolay ki ve evde yaptığımın tadını hazır çikolatalarda hiç alamıyorum. Buram buram bitter tadı :) Malzemeler : Çikolatası için * 30 gr kakao yağı. Bu olmazsa olmazımız. Çikolatayı çikolata yapan şey. Hindistancevizi yağı ile de denedim. O da güzel oluyor ama elinizde tutamıyorsunuz, hemen eriyor. Kakao yağının 200 gr'ını 18 TL'ye aldım. Böyle 5 parça çikolata 30 gr'dan çıktı. Yani 5 parça çikolata için 2.72 TL oluyor. Bir çikolata için 55 kuruş. Hiç pahalıya gelmiyor. Bir kere alınca da çok uzun gider bence. * 1,5 yk kakao * 2,5 yk pekmez İçi için 2 yk kuru üzüm 2 yk kuru turna yemişi 1 avuç badem, irice kesilmiş 1 avuç fındık, irice kesilmiş 1 avuç fındık, irice kesilmiş Bu iç biraz kaldı, daha az hazırlanabilir. Bu arada içeriği dilediğiniz kuru meyve ve yemişlerle değiştirebilirsiniz. Ben kalanı granolaya çevirdim :) Onu da ayrı post yapacağım. Yapılışı çok basit...İnanın yazması yapmaktan daha uzun sürüyor :) Kakao yağını benmari usulü erittim. Nasıl olduğunu Çikolatalı Un Helvası tarifimde görebilirsiniz. Ayrıca Şekersiz Çikolata tarifimde de adım adım göstermiştim. Yağ eriyince içine kakao ve pekmezi katıp çikolata kısmını elde etmiş oldum. Aynı anda diğer tarafta iç malzemelerini karıştırdım ve silikon kaba birer yemek kaşığı olacak şekilde döktüm. Erimiş olan çikolatayı kalıplara ortalama 2-2,5 yk döktüm. Bu aşamadan sonra sadece buzlukta donma işi kalıyor. 30 dk buzlukta durduktan sonra buzdolabı kısmına alabilirsiniz. 1 saat sonra çikolatanız hazır. Efsane lezzetli :) Bu tam bir bitter çikolata tadından. Dilerseniz siz pekmez kısmını biraz daha arttırabilirsiniz. Ortalama yüzde 80 bitter çikolata tadına sahip ama içindeki kuru meyveler de tatlı tadını veriyor. Bu arada eğer evde kakao yağınız yoksa ve bunu hemen yapmak istiyorsanız, büyük marketlerde %99 kakao çikolata satılıyor. Ondan 7-8 kare çikolotayı yine benmari eriterek yapabilirsiniz, en son da pekmezini katabilirsiniz ama maddi olarak daha yüksek olur :) #çikolata #sağlıklıçikolata #sağlıklıtatlı

  • Ev yapımı makyaj temizleyici

    Bir yapmadığım bu kalmıştı :) 10 gündür bunlarla yatıp kalkıyorum. O kadar çok araştırdım ve okudum ki, sonunda evde makyaj temizleyici yaptım. Nasıl güzel oldu. Çok basit ve içinde cildimize, vücudumuza zararlı hiçbir kimyasal ve toksik madde yok. Geçen iki ayda iki gözümden de şalazyon operasyonu oldum. Yani akamayan, kistleşmiş arpacıklar. Tabii ben her zamanki gibi "peki bu neden oldu?" diye kafa yormaya başladım. Ben her zaman, aldığım Fonksiyonel Tıp eğitimden de kaynaklı herhalde, hep önce nedeni bulup sonra sorunu çözmeye giden biri oldum. Şalazyonun birçok nedeni var, sağ olsun Instagram’dan da çok kişi yazdı. Bu düşünmelerim esnasında fark ettim ki kullandığım makyaj temizleyici benim gözümü rahatsız ediyor. Zaten haftada bir kez falan göz makyajı yapıyorum ve çıkartıyorum. Ne zaman o ürünü kullansam sonrasında büyük bir kaşıntı ve şişkinlik oluyor. Alerji sanıp geçiyordum ama parçaları birleştirdim, o ürün benim gözüme iyi gelmiyordu ve evde tamamen doğal malzemeler ile kendi makyaj temizleyicimi yaptım. Ben zaten yüzüme makyaj yapmadığım için özel bir temizleyiciye ihtiyaç duymuyordum, sadece su ile yıkarım fakat göz makyajı temizlemek için çift fazlı makyaj temizleyicisi kullanıyordum. Artık o da çöpe gitti. Ister fondöten, ister suya dayanıklı rimel, ne varsa yüzünüzde saniyede çıkıyor. Malzemelerin yanına alternatiflerini de yazıyorum. * Bir çay bardağı içme suyu * 2 yk soğuk sıkım susam yağı. Ben cildim icin susam yağı tercih ettim, evde de vardı ama soğuk sıkım sızma zeytinyağı da, soğuk sıkım badem yağı da fındık yağı olur. * 2 çk kastil sabun. Bunu yabancı kaynaklarda çok okudum, Castile Soap diye geçiyor. Yüzde yüz bitki yağı aslında ama özel bir işlemle sabunlaşıyor. Içinde hiçbir kimyasal yok. Bu nasıl olsa bizde yok diye ikamesini araştırıyordum, aaa bir baktim Homemade Aromaterapi'de karşıma çıktı. Zaten alişveriş yaptigim bir yer. Hemen aldım bir tane. Bir şişesi 33 lira ve sanırım bu şekilde kullanımla 5 sene gider heralde 😬 şimdi bir sabun için bu fiyat fazla gelebilir ama bir makyaj temizleyici zaten en ucuzu bile 20 TL civari. Bununla ben böyle kaç şişe temizleyici çıkartırım belli değil. Hemen aldım ve denedim, çok da sevdim ama ikamesi olarak bebe şampuanı kullanabilirsiniz. Fakat içinde paraben, SLS vs içermeyen, çok iyi içerikli bir bebe sampuanı olmalı. * 2 damla lavanta yağı. Bu olmasa da olur bir malzeme. Antibakteriyel ve cildi rahatlattığı için, uyku öncesi harika koktuğu için ve evde olduğu için ekledim ben. O da Homemade Aromaterapi'den. Bu yağlarda seçim çok önemli. Mutlaka kaynağının iyi olduğuna emin olmamız lazım. Tüm malzemeyi bir kavanozda karıştırdım. Harika bir dokusu oldu. Kullanmadan once çalkaladim, içine pamuğu batırdım ve cildime yuvarlak hareketler ile sürdüm, köpük köpük oldu. Su ile de duruladım. Yağlı olduğu için kurutma da olmadı, çok ama çok sevdim. Bu sabun gözü yaktığı için tüz temizliğinde kulanıyorum. Göz yakmayan bebe şampuanı kullanırsanız aynısı ile goöz makyajınızı da çıkartabilirsiniz :) #makyajtemizleyici #evyapımıkozmetik

  • Sema ile Şekeri Bırakıyorum, Sağlıklı Yaşıyorum Grubu 2

    Geçen Nisan ayında Şekeri Bırakıyorum Grup çalışması yapmıştık ve çok güzel sonuçlar almıştık. Ramazan ve Bayram tatili üstüne şöyle bir arınmak, yeni bir adım atmak ve fazlalıklardan kurtulmak, sağlıklı beslenmeyi hayatınıza adapte etmek için yeni grup 02.Temmuz.2018'de başlıyor :) 2018 yazını her zamankinden daha enerjik, mutlu ve hafif geçirmek, yazı bomba gibi geçirmek, bunu yalnız hissetmeden, sıkılmadan yapmak istiyorsanız, motivasyonu yüksek bu grup programı tam size göre :) Geçen grubun mutlu sonlarını buradaki linkten okuyabilirsiniz. Bu grup kimler için? Bugüne kadar defalarca şekeri bırakmaya çalışmış ama devam ettirememiş kişiler Hep şekeri bırakmayı düşünüp, denemeye teşebbüs edememiş kişiler Sağlıklı beslenmeye bir yerden başlamak isteyenler Ramazan ve Bayram fazlalıklarından kurtulmak isteyenle Ruhen ve bedenen daha aktif, daha enerjik bir yaz yaşamak isteyenler için Neden ''Şekeri Bıraktım'' Programı? Şeker bağımlılığınızdan kurtulmak Enerjinizi yükseltmek Yemek ile ilişkinizi şekillendirmek Konsantrasyonunuzu yükseltmek Hormonlarınızı dengelemek Kilo vermek Kolay tarifler öğrenmek Cildinizi ışıldatmak Daha güzel uyku uyumak Sağlıklı beslenmenin getireceği daha bir çok pozitiflikleri yaşamak için Programda sizi neler bekliyor? 4 haftalık doğal ve sağlıklı beslenme programı Alışveriş listesi Mutfak tüyoları, şekersiz yaşam ipuçları Şeker ve alternatifleri e-kitabı Bonus tarifler, atıştırmalık fikirleri Egzersize başlayabilme ve devam ettirebilme yolları Grup programı nasıl işleyecek? Danışmanlık altından kaydınızı oluşturduktan sonra sizinle email adresiniz üzerinden irtibata geçeceğim. Kayıt için sema@semasumeli.com email adresimden de bilgi alabilirsiniz. Grubumuzu Facebook üzerinden kapalı grup olarak oluşturacağız. Kullanacağınız tüm dökümanlar, e-kitaplar Facebook grubu üzerinden paylaşılacaktır. Grup üzerinden haftada bir kere, tarafımdan yapılacak 1 saat canlı yayın (o anda canlı yayına katılamasanız da, yayınlar grubumuzun sayfasında duracak. Daha sonra izleyebilir ve sorularınızı sorabilirsiniz) Her gün belirlenen saatlerde Facebook grubu üstünden öğün planlaması ve soru-cevap Şekere yenilmeme ipuçlarını tartışmak, konuşmak Aynı anda, aynı amaç için toplanmış katılımcıların etkileşim sağlaması Her hafta belirlenen bir konu üstünden bilgi aktarımı Grup motivasyonu ile hedeflerimize yakınlaşmak Hep birlikte, vücudunuzun ve ruhunuzun ihtiyaçlarını karşılayarak bunu yapabiliriz :) Grup 02.Temmuz.2018 Pazartesi günü başlayacaktır. Hazırlıklar 1 hafta öncesinden başlayacağından son kaydı 25.Haziran.2018'e kadar yaptırabilirsiniz. Süre 1 hafta hazırlık + 4 haftadır. Ücret : 500 TL www.semasumeli.com/danismanlik tan kaydınızı yaptırabilirsiniz. Herkese çok sevgiler Sema Sumeli #şekeribırakıyorum

  • Şekeri Bırakıyorum Grubu 1 mutlu sonları

    Nisan ayında ilk Şekeri Bırakıyorum grup çalışmamızı yapmıştık ve bir çok kişi sağlıklı beslenmeye adım attı, öğrendi hatta rafine şekeri tamamen bıraktı. Bu bölümde Şekeri Bırakıyorum Grubuna katılan bazı danışanlarımın çalışmamız bittikten sonra geri dönüşlerini bulabilirsiniz :) Münih'ten S.Y. Sema bana hedeflerime ulaşmam için şu şekilde yardım etti : Sema Hanım'a her zaman, çekinmeden soru sorabiliyordum. Bana yolladığı beslenme önerileri o kadar kolay anlaşılırdı ki, severek okuyup uyguladım hep. Programa başladığımdan beri farkettiğim en büyük değişim : Daha fit olduğum. Daha güzel uyuyorum ve daha rahat uyanıyorum. Sıkıntılı problemlerim olduğunda daha sakin olduğumu farkettim. Artık herşeye çabuk sinirlenmiyorum. Bu programı şöyle sorunlar yaşayanlara öneririm : Bu programı herkesin denemesini öneririm. Sabırlı olmalarını söyleyebilirim çünkü gün geçtikçe şekersiz hayatın ne kadar iyi olduğunu görecekler. Bu programa katıldığım için çok mutluyum. İyi ki Sema Hn'a Instagram'da rastladım. İyiki katıldım. Istanbul'dan K.K Sema bana hedeflerime ulaşmam için şu şekilde yardım etti : Bilgi vererek, motive ederek, alternatifi göstererek Programa başladığımdan beri farkettiğim en büyük değişim : Hissel ve bedensel hafiflik, ön hazırlık yapma alışkanlığı edinmem Bu programı şöyle sorunlar yaşayanlara öneririm : Tatlısız yapamam diyenlere Bursa'dan F.E.Hanım.. Bu programda nasıl sağlıklı yemek pişirebilirim onu öğrendim. Şekersiz de yaşayabilirmişiz dedim. Bu programı ''asla bunları yemem, tatlı krizlerim var, tatlıdan vazgeçmem'' diyenlere önerebilirim. Çok teşekkür ederim, herşey olması gerektiği gibiydi. Şimdi 2. Şekeri Bırakıyorum Grubu Şeker Bayramı'ndan sonra başlıyor :) #şekeribırakıyorum

  • Kolay usul zeytinyağlı enginar

    Gönlümün sultanı, portakallı enginar. Ben enginari çanak şeklinde, bezelyeli falan pek sevmiyorum. Sanki enginarın tadını alamıyorum gibime geliyor. O yüzden böyle tek başına zeytinyağlı pişirmeyi çok seviyorum. Içine bir de kinoa da çok yakışıyor ama bu sefer sadece enginar yaptım. Bir soğanı piyazlık doğradım, azıcık soteledim. Sonra kestiğim enginarlari ve tuzunu attım. 1 tatlı portakalın suyunu sıktım. Üstünü geçecek kadar su ekledim. Portakal veya mandalinanın tadı inanılmaz yakışıyor. Pişince de 1/2 limon suyu ekledim. Limonu baştan eklemiyorum yoksa sebzeler pişmek bilmiyor 😬 limon pişme suresini uzatıyor. Bu her sebze için geçerli ve ben bunu keşfettikten sonra resmen hayatım kolaylaştı valla 😊 piştikten sonra da zeytinyağını gezdirdim ve dereotu serptim. #enginar #zeytinyağlı

  • Somon ne kadar sağlıklı?

    Ben bir dönem et yemeyi tamamen bırakmıştım. 2 sene kadar vejetaryendim. Bu tamamen etik nedenlerden dolayı kendi yaptığım bir seçimdi. Bir süredir ara ara kırmızı et yiyorum ama onun da kaynağını çok iyi seçiyorum. Tavuğun adı kötüye çıktı ama danadaki yetişme şartları ianın tavuktan daha beter. Hayvanlardan alınan hormonlar ve ilaçlar bünyelerimizde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakıyor. Bunu da bir ara anlatacağım. Bu geçmiş dönemde balıkla ilgili çok araştırma yapmıştım. ve bunu bir HTHayat yazımın içinde anlatmıştım. O kısmı buaray taşımak istedim... Kebaptan bile vazgeçtim ama balıktan vazgeçemedim. Vejetaryen hayatımın İlk 6 ayında balık yedim yani pesketaryen olmuştum. Bu balıkların çoğunu ''çok sağlıklı'' diye anlatılan somon ve kolay ulaşılan ton balığı oluşturdu. Uzun araştırmalarım sonrası balık da yememeye karar verdim. Balığı da bırakıp tamamen vejetaryen olmuştum. 3 ay balıksız durduktan sonra, av yasağı bittiği günlerde resmen hamsi aşererek yaşıyordum. Bir gün uyandım ve eşime ‘’Çabuk Kadıköy’e gidiyoruz, hamsi yiyeceğim’’ diye isyan ettim ve o gün sanıyorum 1 kilo hamsi yedim. İstiyordum, hem de çılgınlar gibi balık yemek istiyordum. ''Demek ki vücudumun ihtiyacı var'' dedim. Kendim pişiremiyordum ama o kış 3-4 kere balık yedim. Şimdi benim burada anlatmak istediğim şey somon ve çiftlik balıkları.. Somon üetimi ve çiftlik balıkları Balığı da bırakmak için araştırma yaptığım dönemde çok şey öğrendim. Öncelikle en çok tükettiğim somonu terk ettim. Hani somon için dizi dizi faydalar yazılıyor ya, evet, onların hepsi doğru ama vahşi yöntemle yaşamış, avlanmış, gerçek soğuk deniz somonu bulursanız... Bunu da bırakın Türkiye’de, dünyada bile bulmak o kadar zor ki. Somon üretimi de artık büyük bir sektör ve yediğimiz, Dünya’da yenilen somonların büyük çoğunluğu çiftlik yani yetiştirme somon. Çiftlik somonları (hatta tüm çiftlik balıkları) kafeslerde yüzemeden, milyonlarcası üst üste şekilde yaşıyor. Doğal beslenmeyip insan eli ile besleniyorlar. Bir hastalık yayılırsa tüm kafes içindekiler antibiyotikleniyor ve ilaçlanıyor. Normalde doğa kuralı büyük balık küçük balığı yiyerek beslenir ama çiftliklerde durum farklı. Ton ve somon gibi balıkların çoğuna yem olarak küçük balık değil insanların endüstriyel şekilde yaptığı tahıllı, soyalı, kimyasallı yemler yediriliyor. Doğada özgür olan somon, karides yiyerek beslendiği için eti pembe oluyor. Fakat çiftlik şartlarında hazır yem ile yetişen somonun etinin rengi gri oluyor. Olsun, insanoğlu ona da çözüm buluyor ve yemlerine petrokimyasallardan üretilen “sentetik astaxanthin” ilave ediliyor. Sentetik astaxanthin, insanlar tarafından tüketilmeleri onaylanmış bir madde değil; sadece balık ve kümes hayvanı endüstrisinde yem katkı maddesi olarak kullanılabiliyor. Böylece somonumuzun eti de pembe olduğuna göre satışa çıkmaya hazır oluyor. Yani, insan eli doğada değdiği her şeyi yine bozuyor. Bu kadar kimyasal yetişen bir balık, bu detaylar hiç düşünülmeden "çok sağlıklı" diye anlatılıyor. Eğer doğal yetişmiş, vahşi yöntemle yakalanmış somon bulursak, onu da almaya paramız yeterse, işte o sayfa sayfa anlatılan faydalarından yararlanmış oluruz. Ben tüm bu nedenlerden dolayı somonu hayatımdan çıkarttım. Diğer tüm çiftlik balıklarının da durumu hemen hemen aynı. Ton balığı için de aynı şartlar geçerli. Tonda bir de civa yükü var. Sonuç olarak diyeceğim şudur ki... Marmara Denizi’nden, Karadeniz’den, Ege Denizi’nden mevsiminde avlanmış, doğal şekilde beslenip büyümüş balıklardan şaşmamak lazım. Çok şanslıyız ki etrafımız denizlerle çevrili. Alengirli işlere girmeden, kendi bildiğimiz, taze balıklarımızla beslenelim. Denizlerde de kirlilik çok var ama artık o kadar detayına girmeyeceğim. Eğer ona da girerse ''Beslenme dedektiflerine isyanım var'' yazımda anlattığım gibi yaşamak, beslenmek imkânsızlaşır... Herkese kocaman sevgiler, sağlıklı, mutlu, şekersiz günler :) Bu yazım www.hthayat.com daki köşemde 28.Temmuz.2017'de yayınlanan bir yazımdan alınmıştır. #somon #hthayatyazılarım

  • Çikolatalı Un Helvası

    Öncelikle söylemek isterim ki bu tatlının un helvası ile alakası yok ama tadı tam un helvası gibi oluyor :) Bu karışımla bu tat nasıl çıkıyor inanın ben de anlayamıyorum. Kime yedirdiysem herkes hemfikir :) ben de o yüzden adını un helvası koydum. Çok basit, pişirme gerektirmeyen, beş dakikada yapılan enfes bir şey. Malzemeler : Zemin malzemesi * 1 büyük muz veya 2 tane küçük yerli muz * 3 yk tahin veya 1,5 yemek kaşığı fıstık ezmesi, fındık ezmesi, badem ezmesi * 1 yk keçiboynuzu özü, bal veya pekmez * 3 yk hindistancevizi unu (badem unu, fındık unu veya yulaf ezmesi unu da olur ama miktar değişebilir, detayı aşağıdadır) GÜNCELLEME : Instagram'dan bir takipçim un için yukarıdakinin 2 katı kadar kavrulmamış karabuğday unu kullandı ve o da güzel bir sonuç elde etti :) Üstü için : * 3 parça %99 kakao bitter çikolata parçası. Yüzde %1 şekeri var ama artık o sayılamayacak kadar az. Bu çikolata büyük marketlerde Lindth marka olarak var. İçinde hiçbir koruyucu madde olmadığı için ben Lindth tercih ettim ama başka bir %80 bitter de olur. İçinde şeker olmuş olur ama kronik bir rahatsızlığınız, diyabetle ilgili bir sorununuz yoksa o %20 çok az bir şeye tekabül eder. * 1 yk keçiboynuzu özü, bal veya pekmez * Süslemek için kırık fındık Zemin malzemelerinin hepsini yoğuruyoruz. Şayet başka bir un kullanırsanız diye kıvamını göstermek istedim. Bu kıvama gelene kadar yukarıdaki bahsettiğim unlardan birini kullanabilirsiniz. Şayet hindistancevizi unu kullanmazsanız kuru hindistancevizi ekleyebilirsiniz ki o güzel tadı gelsin :) Bu hamuru bir kabın içine yaydım ve kestim. Kesmemin nedeni, çikolata donduktan sonra keserken kırılır diye önceden parçaların hatlarını belirmek istedim. Bu sırada 3 parça çikolatayı benmari usulü erittim. Yani bir tencereye su koyup, üstüne de bir başka kap koyup, eriteceğimiz çikolatayı o suyun buharı ile erittim. Eriyen çikolata biraz soğuyunca bal veya pekmezini ekleyebilirsiniz. HMF açığa çıkmaması için çok sıcakken eklemiyoruz. Detayı buradaki yazımda. (Şeker alternatifleri) Sonra bu şahaneyi hazır bekleyen zeminimin üstüne döktüm. Kestiğim hatların üstünden tekrar bıçakla geçtim. Fındıkları üstüne ekledim ve buzdolabına koydum. 30 dk sonra muhteşem tatlımız hazır. Yemeklere doyamadık... #şekersiztatlı #şekersiz

  • Umutsuz bir kadının mutlu sonu :)

    Yaş 41, Istanbul İki çocuk annesi, yoğun çalışan bir hekim..Yiyecek ve beslenme şekilleri arasında kafası karışmışken, ''defalarca denedim, ben artık pes ettim ama son kez deneyeceğim, bakalım benimle başedebilecek misiniz'' derken, sonunda ışıklı yolu bulduk :) Ömür boyu sürdürebileceği yeni bir beslenme tarzı inşa ettik. Programa başlamadan önceki 3 önemli hedefim : Sağlıklı beslenmeyi öğrenmek Programa sadık kalabilmek Koçum bana hedeflerime ulaşmam için şu şekilde yardım etti : Bana ayna tuttu. Aslında farketmediğim hayat şeklimi yeniden keşfettim. Sema'ya ilk başta anlattığım hayata göre plan yaptık ama aslında daha farklı yaşıyormuşum onu farkettik. Sağlıklı beslendiğimi sanarken pek de öyle olmadığını gördüm. Programa başladığımdan beri fark ettiğim en büyük değişim : Kendimi daha çok seviyorum ve kendime daha çok şans veriyorum. Umutsuzdum, artık değilim. Koçumu şöyle tanımlayabilirim : Samimi, bilgili ve dikkatli. Yalandan dinlemiyor ve danışanını bir kalıba oturtmuyor. Yaşam şeklimi mümkün olduğunca düzeltmeye yönelik, ayakları yere basan ve bana uyan tavsiyelerde bulunuyor. Konuya hakim. Bu programı şöyle problemler yaşayanlara öneririm : Bu programı sağlıklı yaşamak için karar vermiş ama ne yapacağını bilmeyen herkese öneririm. Kilo vermek benim sonraki hedeflerimdendi, öyle de oldu. Ne yazık ki hepimizin amacı kilo vermek ama ezber bilgilerle bir yere varılmıyor. Sema ruhen de benim yanımda oldu. Saatlerini esnettiği ve beni motive ettiği için müteşekkirim. Eklemek istediklerim : Keşke daha uzun çalışabilseydik.. #mutluson

  • Derya Ç. Mutlu Son

    Derya Ç, Yaş 39, Istanbul Hem haşimotolu, hem insülin dirençliydi, hem de birer yaşında üçüz annesi. Derya tam bir süper kadın. 18 Aralık'tan 25 Mayıs'a kadar, 5 ayda hem insülin direncini yok etti, hem haşimotoyu yendi hem de 74 kilodan 58 kiloya indi. İşte başarı hikayesi budur. Ben de bu yolculuğunda ona eşlik etmekten büyük mutluluk duydum.. Programa başlamadan önceki 3 önemli hedefim: İnsulin direncimin düşmesi, tiroidimin normal değerlere dönmesi ve kilo vermek Koçum bana hedeflerime ulaşmam için şu şekilde yardım etti: Nasıl beslenmem gerektiği bana anlattı, uygulamama yardım etti. Insulin direnci ve kilo kontrolü için doğru yöntemi öğretti. Programa başladığımdan beri fark ettiğim en büyük değişim: Glutensiz ve tahılsız beslenmenin bünyeme olan olumlu etkilerini öğrenmek Koçumu şöyle tanımlayabilirim: Bilgili, anlayışlı, sabırlı Bu programı şöyle problemler yaşayanlara öneririm: Insülin direnci olanlar Kolay kilo veremeyenler Sağlıklı beslenmeyi öğrenmek isteyenlere Eklemek istediklerim: Sema süreci benim için kolaylaştırdı. Motivasyonumu sürklı yüksek tuttu. Sürekli takip mekanizması ile cesaretlendirdi. #mutluson

  • Nohut Cipsi

    Bir önceki postumda Mercimek Krakerini anlatmıştım. Onun devamı, malzemeler ortalıktayken aynı tarifi nohut unuyla da yapayım dedim. O ayrı bir macera oldu :) Malzemeler : 1/2 su bardağı nohut unu 3/4 su bardağı su 2 yemek kaşığı zeytinyağı Tuz, kimyon, kişniş Bu sefer nohutu un olarak kullanınca kimyon ve kişnişi de toz olarak koydum. Hepsini karıştırdım. Nohut unu mercimeğin aksine 1'e 1.5 su istedi. İstediğim kıvama ancak öyle ulaştım. Elime yapışmayan, yumuşacık bir hamur. Aynen mercimek krakerinde olduğu gibi elime bir eldiven geçirip, eldiveni de ıslatıp, hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp, avucumda açtım ve ısınmış tavaya attım. Kızarttım diyeceğim sandınız ama değil...Tavada hüsran oldu. Şöyle bir hal aldı :)) Dedim ''Sema, bu tavada olmayacak'' Hemen fırından tepsiyi çıkarttım. Fırını 175 derece turboya ayarladım. Tepsiye bir yağlı kağıt serip üstüne parçaları koydum. Elimle bastırarak incecik yaptım. Bunlar da fırında pişti ve 20-25 dkda kıtır kıtır cipsler oldular. Tadına baa yyıılll dııımm. Bunu da kesin 3 ölçü falan yapmak lazım. Çok çabuk biteceğine eminim :) NOT : Tavada pişmeyip parçalananı da atmadım, yarın içine peynir ve yumurta girerek kahvaltı olacak :) #nohutcipsi #nohut #glutensizkraker #kraker

Arama Sonuçları

bottom of page